Teğabün Suresi Türkçe Meali

TEĞÂBUN SÛRESİ CÜZ: 28, SÛRE: 64

Medine’de inmiştir. 18 ayettir.

Ama İbn Abbas’a göre
son üç ayeti hariç Mekke’de inmiştir.

Bu sûre adını 9. ayetinde geçen aldanma
ve zarar anlamındaki “Teğâbun” kelimesinden
almaktadır.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Göklerde bulunan her şey ve yerde
bulunan her şey Allah’ı tesbih ederler.
Hükümranlık O’nundur ve hamd
(övgü) O’na mahsustur. O’nun her
şeye gücü yeter.

2. Sizi yaratan O’dur. Sizden kiminiz
kâfir, kiminiz de mümindir. Allah,
yaptıklarınızı görür.

3. Gökleri ve yeri hak olarak yarattı,
sizi biçimlendirdi ve biçimlerinizi güzel
yaptı. Dönüş, ancak O’nadır.

4. Göklerde ve yerde olan her şeyi bilir.
Gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı
da bilir. Allah, kalplerin özünü bilir.

5. Daha önce kâfir olanların haberi
size gelmedi mi? Onlar, işlerinin kötü
sonucunu tattılar ve onlar için acı bir
azap da vardır.

6. Bu, peygamberlerinin apaçık delillerle
kendilerine geldiklerinde, “(Bizim
gibi) beşer olanlar mı bizleri hidayete
erdirecekler?!” deyip kâfir olmaları ve
yüz çevirmeleri yüzündendir. Allah
da (hiçbir şeye) muhtaç olmadığını
ortaya koydu. Allah, zengindir ve övgüye
layıktır.

7. Kâfir olanlar, asla diriltilmeyeceklerini
sandılar. De ki: “Hayır! Rabbime andolsun
ki, mutlaka diriltileceksiniz, sonra
yaptıklarınız size bildirilecektir. Bu,
Allah’a göre kolaydır.”

8. Öyleyse Allah’a, Peygamberi’ne ve indirdiğimiz
nura iman edin. Allah, yaptıklarınızdan
haberdardır.

9. Toplanma günü için sizi toplayacağı
gün, işte o (gün), aldanıp zarar edenlerin
ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah’a
iman eder ve iyi iş yaparsa, (Allah) onun
kötülüklerini giderir ve onu, içinde sürekli
kalacakları, ağaçlarının altından
ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. İşte
bu, büyük başarıdır.

10. Kâfir olup ayetlerimizi yalanlayanlar,
işte onlar, ateş ehlidirler; orada ebedi kalırlar.
Ne kötü bir sonuçtur!

11. Başa gelen her musibet, Allah’ın izni
iledir. Kim Allah’a iman ederse, (Allah)
onun kalbini hidayete erdirir. Allah, her
şeyi bilir.

12. Allah’a itaat edin ve Peygamber’e itaat
edin. Eğer yüz çevirirseniz, (bilin ki)
elçimize düşen, mesajı apaçık iletmedir.

13. Allah, O’ndan başka ilah yoktur. Müminler,
yalnız Allah’a güvensinler.

14. Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan
size düşman olanlar vardır.
Onlardan sakının. Eğer affeder
(hatalarından) vazgeçer ve bağışlarsanız,
(bilin ki) Allah çok bağışlayandır
ve sürekli merhamet edendir.

15. Mallarınız ve çocuklarınız, (sizin
için büyük) bir imtihandır. Büyük mükâfat
da, Allah’ın katındadır.

16. O hâlde gücünüz yettiği kadar Allah’tan
sakının. Emirleri dinleyin, itaat
edin ve kendi yararınız için (Allah yolunda)
mal harcayın. Nefsinin cimriliğinden
korunanlar, işte onlar, kurtuluşa
erenlerdir.

17. Eğer Allah’a güzel bir borç verirseniz,
onu sizin için kat kat artırır ve sizi
bağışlar. Allah iyiliğe değer verendir,
halimdir.

18. Gizliyi ve açıkta olanı bilendir, üstündür
ve hikmet sahibidir.