Tarikat Kapısı

Tarîkat nedir?

Tarîkat: Tarikat, Arapça bir kelime olup Türkçe’de kısaca ‘yol’ manasına gelir. Birçok kelimede olduğu gibi bunun da bir kelime manası vardır, bir de terim manası. Kelime manası, ‘yol’ demek olsa da, özel anlamda belirli bir disiplin içinde inanç değerlerini yaşamaktır-yaşatmaktır denilebilir.

Tarikat, İslam inancı noktasında ele alındığında; İnancın özellikle ahlak ve kalp boyutunun içsel olarak yaşanması ve İnsanı Kâmil olma yolunda eline-diline-beline sâhip olunarak güzel bir yaşamı gerçekleştirmektir de denilebilir.
Tarikat Kapısı, Kâmil İnsan olma yolunda ikinci aşamadır…

Daha sonraları çeşitli adlar alarak kurumsallaşmış anlamdaki tarikat, çalışmamızın konusu olmadığından burada o konulara girmeyeceğiz. Ancak kısaca demek gerekirse; büyük çoğunluğu İmam Ali’ye ve Halife Ebubekir’e dayandırılan bu çeşit kurumsal yapılanmaların; Kurân, peygamber ve Ehli Beyt-On İki İmamlar’ımızın yaşamı ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur.

Tarikat’ı özetle; tasavvuf, irfan, ahlakî öğreti, olgun insan olma yolu, iman ve ahlak merdivenlerinin derecelerinde yücelme-yükselme anlamında tanımlayacak olursak:

Tarikat; İkrar verip yola girmektir.

Tarikat; Allah’a korku ile değil, sevgi ile yönelmektir.

Tarikat; Kesintisiz salât hâlini yaşamaya adım atmaktır.

Tarikat; Halk içinde Hak ile birlikte olmayı öğrenmektir.

Tarikat; Dini, aşk ve sevgi yolu ile yaşamaktır.

Tarikat; Pir ocağında insan yetiştirmektir.

Tarikat; Hakk’ı dâimî zikir ile anmaktır.

Tarikat; Zâhir’den Bâtın’a ulaşmaktır.

Tarikat; Yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevmek-saymaktır.

Tarikat; Kendi özünü bulmak, beşerlikten insanlığa geçmektir.

Tarikat; Alevî İslam inancını; ahlak, hoşgörü, ilâhî aşk, sevgi, muhabbet, şefkat, adâlet, kul hakkına riâyeti derinliğiyle izhâr eylemektir.

Tarikat; ‘Harâret nardadır sacda değildir. Akıl baştadır tacda değildir. Her ne arar isen kendinde ara. Kudüs‘te, Mekke’de, Hac’da değildir’ sözlerini kalp ile anlamaktır.

Tarikat; ‘Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil. Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil’ özdeyişinin pratiğidir.

Tarikat; Hak adamı olarak tüm sahte mabutlardan-tabulardan birer birer uzaklaşmaktır.

Tarikat; Şeriat’ın emrine zâhiren uymakla beraber, çoğunluğun özde, “paraya, şana, şöhrete, mevki ve makama taptığı halde kendisini Allah’a tapıyor sanması” hâlinden kurtulmaktır.

Tarikat; Kuru akıl ehli olmaktan kurtulmak, aşk ehli olmaya adım atmaktır.

Tarikat; Bir olan yolu, yola uygun yaşamak için, ‘bin bir sürek’ denilen eğitim metodu ve uygulamaları çerçevesinde bir Pir’e gönüllü teslim olmaktır.

Tarikat; ‘Nereye dönersen dön, Allah’ın yüzü (zâtı-rızâsı) ordadır.’ [Bakara: 115] âyeti buyruğunca Hak’kı, her an ve her yerde hâzır-nâzır bilme bilincine ermektir.