Rüya Tabirleri – Rüyâyı Başkalarına Anlatmak Doğru Mudur ?

Kirmanî: Halkın geneli, “Eğer rüyâmızı tâbirden anlamayan birine açacak olsak, o ne söylerse tâbiri o olur” diye düşünür. Oysaki bu düşünce yanlış ve asılsızdır. Hekimlere ve meşhur tâbircilere göre, rüyâ sahibi, ihtiyat gereği gördüğü rüyâyı tâbir ehlinden başkasına açmamalıdır. Tâbircilerin belirledikleri ve yorumladıkları doğal rüyâlar, Allah’ın emriyle ve melek aracılığıyla insana gösterilen rüyâların yorumlarıdır. Dolayısıyla bu tür rüyâlara dikkat etmek zorundayız. Onları câhil kimselere açmamalıyız.

 

Hak Taâla Kurân’da şöyle buyurur: “De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu ?” 26 Peygamberimiz de şöyle buyurmuştur: “Âlimle câhil bir olmaz.” Dolayısıyla melek aracılığıyla insana gösterilen rüyâ, Allah tarafından kuluna gönderilen bir mesaj olduğu için tâbiri neyse, mutlaka gerçekleşecek olan da odur.

 

Tâbiri olan doğal bir rüyânın getirisine hiç kimse mâni olamaz. İster câhil bir kimse bu rüyâyı tâbir etmiş olsun, ister âlim bir kimse, sonuçta rüyânın gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Aralarındaki fark ise şudur: Câhil kimse, yanlış tâbiriyle rüyâ sahibini yanlış yönlendirmiş olur ve rüyâdaki mesajın ne anlama geldiği konusunda onu bilgilendiremez. Ama tâbir ehli bu rüyânın ne anlama geldiğini bilir ve rüyâ sahibine doğru bilgi verir. Dolayısıyla rüyâ sahibi, gördüğü rüyânın iyi veya kötü akıbetine hazırlıklı olmalı, bu ilâhî mesaja güvenmelidir. Aldığı bu mesajla zararları en aza indirebilir, hatta tamâmen ondan kurtulabilir.

 

Buna göre gördüğümüz rüyâyı tâbir ehlinden başkasına açmamalı veya bu kitaptan faydalanmalıyız. Ancak bu şekilde doğru tâbiri elde etmiş olabiliriz. Eğer “Rüyâları bilgisiz insanların yanında açmamalıyız” deniyorsa, burada bilgisizden kasıt, avam halk tabakası veya zihinsel özürlü kimseler değildir. Bilakis, rüyâ tâbirleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan herkes bu sınıftandır.

 

Hekimler derler ki, doğal bir rüyânın tâbiri ne olursa olsun, mutlaka gerçekleşecektir. Ancak duâ ve sadaka bu konuda etkilidir ve kötü olayları def edebilir. Hz. Yusuf [a.s] buyurur ki: “Câhiller ne kadar ibâdet ederlerse etsinler hak rüyâ batıl, batıl rüyâ hak olmaz. Asıl ibâdet, bilgi ve inançla yapılan ibâdettir. Dolayısıyla Allah katında kabul gören ibâdet, bilerek yapılan ibâdettir.”

      [26]- Zümer, 9.