Rüyâların Doğruluk Derecesi 

Kirmanî: Kim göreceği rüyânın doğruluk derecesini birtakım işâretlerle öğrenmek isterse, uyumadan önce çok yemek yemesin, ne aç kalacak, ne de tok olacak şekilde yesin, taharetli olarak yatağına girsin, sağ yanına uyusun ve Allah’ı zikretsin. Bu şartlara uyan bir kimsenin rüyâsı doğru çıkar ve onu unutmaz.

 

Selmanı Farsî [r.a] der ki: “Bedevînin biri Resuli Ekrem’in [s.a.a] yanına gelerek ‘Ey Allah’ın Resulü, dün gece şöyle bir rüyâ gördüm’ deyip gördüğü karmaşık bir rüyâyı anlattı. Peygamberimiz, ‘Ey bedevî, dün gece ne yemiştin ?’ diye sordu. Bedevî, bol miktarda pişmiş hurma yediğini söyleyince Resuli Ekrem [s.a.a] şöyle buyurdu: Bu rüyânın tâbiri yoktur. Zira senin rüyânın sebebi, çok yemek yemektir.”

 

Bâzı tâbirciler, bu tür şeylerden kaynaklanan rüyâları da tâbir ediyorlar ve bu yüzden de yorumları doğru çıkmıyor. Bunun nedeni ise, rüyâ konusunda titiz davranmamaları ve bu tür ince noktalara dikkat etmemeleridir. Buna göre tâbirci, yorumlarının doğru çıkması için rüyâyla ilgili bu gibi ince noktalardan gâfil olmamalı, rüyâsının yorumunu isteyen kimseden gerekli bilgileri almalı ve daha sonra tâbir etmelidir.

 

İbni Sirîn: Bâzı insanlar rüyâ görür ve bu rüyânın kendileriyle alâkalı olduğunu sanırlar. Oysaki bu, yakınlarından biri için de geçerli olabilir. Nitekim henüz ergenlik çağına girmeyen bir çocuğun rüyâsı, anne-babasının yaşantısına yorumlanmaktadır. Bâzen de kadının gördüğü rüyâ, kocasına yorumlanabilir. Allah şöyle buyurur: “Artık kaçın Allah’a, şüphe yok ki ben size, onun tarafından, apaçık bir korkutucuyum.” 9 Aynı şekilde, hüküm sürenlerin korkusuyla kaçmak, rüyâ sahibinin Allah’ın koruması altında olduğuna işârettir. “Kendileri için hoşnut olduğu dinlerini güçlendirecek, korkularını güvene çevirecektir.” 10 Bu bağlamda çokça tâbir vardır.

[9]- Zariyat, 50

[10]- Nur, 55.