Piri Baba Velâyetnamesinin Mevcut Nüshaları

Piri Baba Velâyetnamesinin ilk kez ne zaman kaleme alındığı bilinmemektedir. Ancak bugünkü şeklini 1650 yılından önce almış olduğu konusunda ileri sürülen bir görüş bulunmaktadır.52Muhtemelen XVI. yüzyılda yazılmış olan velâyetname, bu dönemde Bektaşîlik tarikatı bünyesinde yazılmış iki önemli eserden biridir. Diğerinin ise Menakıb-ı Kaygusuz Baba adlı eser olduğu ifade edilmektedir.53

Velâyetnamenin mevcut nüshaları incelendiğinde, bu eseri Şamluoğlu Hoca İbrahim adlı şahsın kaleme almış olduğu anlaşılmaktadır.54

Velâyetnamenin genel kurgusu göz önüne alındığında  -Faroqhi’nin de yerinde tespitiyle- velâyetnameyi yazan kişinin Hacı Bektaş Veli Velâyetnamesinden haberdar olduğu anlaşılmaktadır.[55]  Örneğin, Piri Baba’nın göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir süre içinde Hacda bulunan ustasına bir lenger helva götürmesi tıpkı Hacı Bektaş Veli’nin Hacda olan Lokman Perende’ye bişi götürmesi türünden bir keramettir.[56]  Ayrıca Piri Baba’nın güvercin donunda Şamlıoğlu İbrahim’e görünmesi de Hacı Bektaş Veli’nin güvercin donunda Anadolu’ya girmesini hatırlatmaktadır.

Günümüzde Piri Baba Velâyetnamesinin kaç nüsha bulunduğu konusunda kesin bir şey söyleyebilmek kolay değildir. Bugün halk arasında Piri Baba Velâyetnamesinin bilinmeyen nüshalarının olması kuvvetle muhtemeldir. İnsanlar bu tip el yazması eserleri açığa çıkarma noktasında biraz çekingenlik göstermektedirler. Doğallıkla bu tutumunda çeşitli nedenleri bulunmaktadır.

Piri Baba hakkındaki çalışmalar sırasında İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi Hazine Kitaplığı Türkçe Yazmalar Bölümünde 1313 numarada kayıtlı bir velâyetname nüshasına rastlanılmıştır. Transkripsiyon çalışması yapılırken el yazması olan bu nüsha esas alınmıştır. Çalışmada bu nüsha kısaca TSM nüshası olarak adlandırılmıştır.

Vehbi Cem Aşkun “Piri Baba” adlı eserinde tıpkıbasımını vermediği bir velâyetname nüshasını yayınlamıştır. Ayrıca bununla birlikte kendisine sonradan gönderilen ikinci bir velâyetname nüshasından da bahsetmektedir. Aşkun, yayınlamış olduğu nüshanın kim tarafından ve hangi tarihte kaleme alındığının bilinmediğini ve diğer bahsettiği ikinci velâyetname nüshasının ise, Mehmet Akdağ adındaki arkadaşı tarafından kendisine gönderildiğini ve bu nüshayı Merzifon Kara Mustafa Paşa Camiinin eski imamlarından Mehmet Hafız Efendi’nin yazmış olduğu bilgisini vermektedir.
[57]
İsmail Onarlı yazmış olduğu bir makalede; 
Merzifon’da gazeteci-yayıncı olan Nurettin Gürgen adlı şahsın elinde bir Piri Baba velâyetnamesinin bulunduğu bilgisini aktarmaktadır.58

TSM nüshası, Vehbi Cem Aşkun’un bilgisini verdiği nüshalar ve Nurettin Gürgen’de olduğu ifade edilen nüshadan başka, şahsıma ait özel kitaplığımda bir Piri Baba Velâyetnamesi bulunmaktadır. Böylelikle toplam (5) adet velâyetname nüshasının varlığı tespit edilmiştir.59

Vehbi Cem Aşkun’un bilgisini vermiş olduğu nüshalar ile Nurettin Gürgen’de bulunduğu ifade edilen velâyetname nüshalarının akıbeti bilinmediğinden ne yazık ki teknik özelliklerine burada değinilememiştir. Bu nedenle burada sadece TSM nüshası ve özel kitaplığımdaki nüshadan bahsedilecektir.

TSM Nüshası: [60]

Piri Baba Velâyetnamesinin TSM nüshası, aharlanmış kâğıt üzerine nesih yazı ile harekeli olarak yazılmıştır. Yapraklar, 155 mm. boy ve 110 mm. enindedir. Metin kısmı 50 mm. uzunluğunda ve 11 satır olarak yazılmıştır. [61]

Karton kapak içerisinde, (17) yaprak (34 sayfa) halinde düzenlenmiş olan bu nüshanın ne zaman ve kim tarafından yazılmış olduğu belli değildir. Ne yazık ki eserde bu konuda herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir.

Bu nüshanın ilk yaprağının ön yüzü (1a) boş bırakılmış ve Velâyetname metnine ilk yaprağın arka yüzünden (1b) başlanılmıştır. Eserin son yaprağının önyüzünde (17a) Hz. Muhammed’e ait İbn Abbas’tan nakledilen bir duadan bahsedilerek duaya aynı yaprağın arka yüzünde (17b) yer verilmiştir.

Özel Kitaplığımdaki Nüsha:

Özel kitaplığımda yer almakta olan nüshada ise, Piri Baba Velâyetnamesi ile birlikte Hacı Bektaş Veli ve Koyun Baba Velâyetnamelerine yer verilmiştir. Üç velinin menkıbelerini içeren bu nüsha, toplam (155) varak-yapraktan (310 sayfa) ibarettir. Sayfalar, 240 x 170 mm. ebatlarındadır. Harekesiz olarak yazılmış olan metnin ilk bölümünde Hacı Bektaş Veli Velâyetnamesi, ikinci bölümünde Koyun Baba Velâyetnamesi ve üçüncü bölümünde ise Piri Baba Velâyetnamesi yer almaktadır.

Piri Baba Velâyetnamesi 149. yaprağın (149a) ön yüzünün 12. satırının son iki kelimesiyle başlamakta olup ilk iki satır kırmızı mürekkepli kalemle yazılmıştır. Velâyetname metni 155. yaprağın ön yüzünün (155a) sonunda bitmektedir.

Metin kısmı, 17 satır halinde, 170 mm. boy ve 110 mm. eninde bir alanı kaplamakta olup, kırmızı mürekkepli kalemle iki sıra halinde çerçevelenmiştir.

Bu nüshanın 155. yaprağının arka yüzünde (155b), Velâyetnamenin hicri 1303 (1886) yılı ramazan ayında “Alancık karyesinden İnce Ali Oğlu Molla Sadık Efendi” adlı kişi tarafından[62] yazılmış olduğu belirtilmektedir. Bu kısmın alt tarafında ise, önce yedi beyitlik devamında ise beş beyitlik bir nefese yer verilmiştir.

Özel kitaplığımdaki bu nüshanın deri cildi orijinal olmayıp yenidir. Sayfalar yer yer yıpranmış olmakla birlikte, özellikle Piri Baba Velâyetnamesinin olduğu kısımlardaki bazı sayfalar kısmen yırtık ve eksik bir haldedir. Bu nedenle transkripsiyon çalışmasında bu nüsha esas alınmamıştır.

Muhammed’e ait İbn Abbas’tan nakledilen bir duadan bahsedilerek duaya aynı yaprağın arka yüzünde (17b) yer verilmiştir.

52-FAROQHİ Suraiya, a.g.e., s. 147
53-OCAK Ahmet Yaşar, a.g.e., s. 61
54-OCAK Ahmet Yaşar, a.g.e., s. 61
55-FAROQHİ, Suraiya, a.g.e., s. 40
56-NOYAN Bedri, Hacı Bektaş-ı Veli Manzum Vilâyetnamesi, s. 124
57-AŞKUN Vehbi Cem, a.g.e., s. 19, 26
58-ONARLI İsmail, “Pîrî Baba Tekkesi-I” Cem Dergisi, S. 71,  s. 20
59-Piri Baba Velâyetnamesinin iki nüshasının da Çorum Hitit Üniversitesi Hacı       Bektaş Veli Araştırma   Merkezinde olduğu anılan merkezin internet sitesinde belirtilmektedir. Ancak bu nüshaların Vehbi Cem Aşkun’un bilgisini verdiği nüshalar veya Nurettin Gürgen adlı şahıstaki nüsha olup olmadığı anlaşılamamıştır.

60-Piri Baba Velâyetnamesini çalışmam konusunda bana kolaylık
göstererek yayın iznini veren Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü
yetkililerine teşekkürü bir borç bilirim.
61-KARATAY Fehmi Edhem, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Türkçe
Yazmalar Kataloğu, C. I, s. 379
62-Günümüzde Çorum İli Mecitözü İlçesine bağlı bir Alancık Köyü
bulunmaktadır. Eserin ketebe sayfasında adı geçen ‘Alancık Karyesi’  bu

köy olabilir.

Author: Remzi Zengin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir