Piri Baba Hakkında Bilgi Veren Kaynaklar

Piri Baba hakkında bilgi veren kaynakların başında Evliya Çelebi seyahatnamesi gelir. Evliya Çelebi, Merzifon’a geldiğinde Piri Baba türbesine de uğrar. Evliya Çelebi, Piri Baba’nın Hacı Bektaş Veli ile birlikte Hoca Ahmed Yesevî’nin izniyle Horasan’dan Anadolu’ya gelip Merzifon’a yerleştiğini, ara sıra hamamlarda yatan meczub-ı hudâ bir ârifi billâh kimse olduğunu belirterek Piri Baba’nın birçok menakıbının olduğunu yazmaktadır.15
Evliya Çelebi, Piri Baba türbesinin dört bir yanında bulunan çerağ, şamdan, kandil, buhurdan ve gülabdanlardan bahsettikten sonra türbede bulunmakta olan hediyeler ve kıymetli kapkacakların İmam Musa Rıza’da olmadığını belirtmektedir. Ayrıca Evliya Çelebi, hırka, seccade, alem ve benzeri diğer eşyaların dolaplar içerisinde muhafaza edildiklerini ifade etmektedir.
Evliya Çelebi seyahatnamesinde Menâkıb-ı Piri Dede başlığı altında bir menkıbe aktarmaktadır. Bu menkıbeye göre; Sultan II. Murad Merzifon’a cami, han ve medrese inşa ettirirken bazı münafık ve münkirlerin Pir Dede Sultanı (Piri Baba’yı) II. Murad’a şikâyet ettiklerini, gerekçe olarak ise, Piri Baba’nın kadınlarla birlikte hamama girip bazı kadınlara kese ve sabun sürerek türlü türlü hizmetler edip hamile kadınların karnındaki çocukların oğlan mı kız mı olduğunu bildiren,  mugayyebât-ı hamse’den dem vuran kâfir, zındık, mülhid ve bî-mezheb cevlâkî ışık olduğunu ileri sürerler.
Şikâyet üzerine II. Murad, Merzifon’da Eski Hamamda olan Piri Baba’nın yanına gelerek O’nu azarlar ve şikâyete konu olan kadınlarla birlikte hamama girip sırtlarını neden keselediğini kendisinden sorar. Piri Baba ise kendisinin yüce İslâm dininin hizmetkârı olduğunu, bu kadınların ise din ve iman damızlıkları olduklarını ve bu kadınlardan büyük kâmillerin ve müfessirler ulemasının türeyeceğini ifade eder ve bu arada hamamın taş duvarının içine girerek keramet gösterir.
Aynı menkıbenin devamında ise, Piri Baba II. Murad’dan Frenkler ve Rumlar eline geçmiş olan İzmir Kalesini kurtarmasını ister ve hamam zemininde yer alan beyaz mermeri koparıp hamur gibi yoğurarak pide gibi yapar ve tırnaklayıp pidenin birini II. Murad’a vererek “Var İzmir’i fetheyle” der ve diğer pideyi ise padişahın yanındaki oğlu Şehzade Fatih Sultan Mehmed’e verir ve ona da “İkinci hilafetde Mehemmed İslâmbol’u fethedip bu ekmeği İslâmbol’da ye” diyerek fethi müjdeler. Menkıbenin sonunda ise fetihlerden sonra II. Murad ve Fatih’in Piri Baba tekkesine (366) köy vakfettiği belirtilerek Merzifon Şehrinin de Piri Baba’nın vakfı olduğu ifade edilmektedir.16
Evliya Çelebi’nin vermiş olduğu bilgilerden hareketle Fuad Köprülü’de Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar adlı eserinde Piri Baba’nın (Pir Dede) Hoca Ahmed Yesevî’nin Anadolu’ya gönderilen halifelerinden olduğunu kabul etmektedir.17
Abdi-zade Hüseyin Hüsameddin “Amasya Tarihi” adlı eserinde; Piri Baba’yı Horasanlı olarak takdim etmekte ve Piri Baba’nın 868H./1464M. tarihinde Merzifon’da bir zâviye yaptırarak bu zâviye için vakıf tanzim ettirdiğini ayrıca Piri Baba’nın Merzifon’u ihya edenlerden olduğunu ifade etmektedir.18
F. R. Haslok, 20. yüzyılın ilk çeyreği içerisinde Bektaşîlik üzerine yapmış olduğu çalışmaları yayımladığı eserinde; Piri Baba’ya bir cümle ile değinerek, Piri Baba’yı Hacı Bektaş’ın dostlarından biri olarak takdim etmektedir.19
M. Şükrü Akkaya, 1930’lu yıllarda yaptığı Anadolu seyahati kapsamında Amasya ve Merzifon’u da gezmiş ve bu konuda hazırladığı kitabının Merzifon bölümünde buranın yatırlarına değinen Akkaya, Piri Baba’dan çok kısa bir cümleyle bahsederek; Piri Baba’nın bir mestçi çırağı olduğunu, Hicaz’daki ustasına sıcak helva götürerek o namazdayken yanına bıraktığını ve ustasının ise kendi lengerini çiçeklerinden tanıdığını bu nedenle dönüşünde Piri Baba’yı hoş tuttuğunu ifade etmektedir.20
Uzun yıllar Merzifon’da öğretmenlik yapmış olan Vehbi Cem Aşkun’un hazırlamış olduğu “Piri Baba” adlı eser –akademik bir titizlikle yapılmamış olsa da- bugüne kadar Piri Baba hakkında bilgi veren en önemli kaynaklardan biridir. Aşkun eserinde;  Piri Baba’nın Merzifon’un Marınca (Kara Mustafa Paşa) Köyünden olduğunu ve veliler içerisinde irşat görevi olmayan bir meczup olduğunu ifade ederek Piri Baba Velâyetnamesinin özetini de okuyucuya vermektedir.21
Ankara ve çevre illerdeki adak yerleri hakkında hazırlamış olduğu kitapta Amasya ve Merzifon’daki adak yerleri ve türbelere de değinen Hikmet Tanyu, M. Şükrü Akkaya’nın Piri Baba hakkında vermiş olduğu bilgileri tekrar etmektedir.22
Piri Baba hakkında akademik titizlikle yapılmış olan çalışmalardan biri kuşkusuz Suraiya Faroqhi’ye ait makaledir.23 Faroqhi çalışmasında, Topkapı Sarayı Müzesinde yer alan Piri Baba Velâyetnamesi ile Evliya Çelebi’nin vermiş olduğu bilgiler ışığında bir değerlendirmede bulunmaktadır.24  Ayrıca Faroqhi makalesinde, Piri Baba Velâyetnamesinin transkripsiyonunu yapmadan tıpkıbasımını ek olarak vermiştir.
Suraiya Faroqhi, “Anadolu’da Bektaşilik” adlı çalışmasında da Piri Baba’ya değinmektedir. Faroqhi burada, Piri Baba Velâyetnamesinin vermiş olduğu bilgilerden hareketle, Piri Baba’nın 15. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olduğunu ve 16. yüzyılın ilk yıllarına ait tapu tahrir defterlerinde Piri Baba Zaviyesinin anıldığını belirterek Piri Baba hakkında anlatılan menkıbenin bugünkü şeklini yaklaşık 1650 yılları öncesinde kazanmış olabileceğini ifade etmektedir. Ayrıca Faroqhi, Piri Baba Tekkesinin en geç 17. yüzyılda Bektaşilik Tarikatına bağlanmış olabileceğini ve öncesiyle ilgili olarak velâyetnamede kesin bir bilgi bulunmadığını vurgulamaktadır. 25
Merzifon üzerine bir kitap çalışması yapmış olan Aziz Taşan, Piri Baba ile ilgili olarak Evliya Çelebi, Fuad Köprülü ve Vehbi Cem Aşkun’dan aktarmalar yapmakta ve halk arasında anlatılan bazı menkıbelere değinmektedir.26
Hüseyin Piroğlu, “Evliyalar Yatağı Anadolu” adlı kitabında; Piri Baba hakkında herhangi bir kaynağa dayanmayan ve aynı zamanda Piri Baba Velâyetnamesiyle de bağdaşmayan bazı bilgiler vermektedir.[27]  Örneğin O, Piri Babayı Hoca Ahmet Yesevî’den ve devamla Lokman Perende ile Hacı Bektaş Veli’den öğrenim görmüş birisi olarak sunmaktadır ki bu anlatılanlar tarihsel olarak mümkün olmayan şeylerdir.
İsmail Onarlı tarafından kaleme alınan bir makalede; Piri Baba’nın hayat hikâyesi ve bu konuda bilgi veren mevcut kaynaklar ile [28]   Piri Baba’nın tekkesi hakkında bilgilere yer verilmektedir. 29
Ahmet Yaşar Ocak tarafından kaleme alınan ve menâkıbnâmeler (velâyetnameler) üzerine yapılmış derli toplu akademik çalışmaların başında gelen eserde, Piri Baba Velâyetnamesine bir cümle ile değinilmiş ve burada Piri Baba Velâyetnamesi 16. yüzyıla tarihlendirilmiştir.30
Eraslan Doğanay hazırlamış olduğu “Anadolu’da Yaşayan Dergâhlar” adlı kitabında, Piri Baba’ya değinmiş ve bu çalışmada Piri Baba’yı, Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu’daki babalarından biri olarak takdim etmiştir. Ayrıca yazar, konu hakkında İsmail Onarlı ve Hüseyin Piroğlu’nun görüşlerini tekrar etmekten öteye gitmemiştir.31
Piri Baba türbesi hakkında tarafımdan bazı yazı ve makaleler hazırlanarak yayınlanmış[32]  devamında ise Piri Baba velâyetnamesi akademik titizlikle, bir makale çerçevesinde Osmanlı Türkçesinden günümüz Türkçesine çevrilerek bilim dünyasına kazandırılmıştır.33
Haşim Şahin, Piri Baba hakkında hazırlamış olduğu ansiklopedi maddesinde; Evliya Çelebi’nin seyahatnamesi ile Suraiya Faroqhi’nin konu hakkındaki çalışmalarında verilen bilgileri esas alarak bir değerlendirme yapmakta ve Piri Baba’yı bir kalenderi dervişi olarak sunmaktadır.34
[15] EVLİYA ÇELEBİ Seyahatnamesi, II. Kitap, s. 207, Çevirenler: Zekeriya
    KURŞUN, Seyit Ali KAHRAMAN, Yücel DAĞLI
[16] EVLİYA ÇELEBİ Seyahatnamesi, II. Kitap, s. 206
[17] KÖPRÜLÜ Fuad, , Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, s. 46
[18] Abdi-Zâde Hüseyin Hüsameddin, Amasya Tarihi, C.I, s. 326-327,
    Sadeleştirenler: A. YILMAZ – M. AKKUŞ
[19] HASLOK  F. R., Bektaşîlik Tetkikleri, s. 11-12, Çeviren : Râgıp
    HULÛSÎ Yeni Harflere Çevirip Kısmen Sadeleştiren: Kâmil AKARSU
[20] AKKAYA M. Şükrü, Orta Anadolu’da Bir Dolaşma, s. 47
[21] AŞKUN Vehbi Cem, Pîrî Baba, s. 19-30
[22] TANYU Hikmet, Ankara ve Çevresinde Adak ve Adak Yerleri, s. 166
[23] FAROQHİ Suraiya, “The Life Story Of An Urban Saint In The Otoman
    Empire : Piri Baba Of Merzifon” Tarih Der., S. XXXII, s. 653-678, Edb.
    Fak. Bas., İst. 1979, Ayrı Basım
[24] FAROQHİ Suraiya, “Osmanlı İmparatorluğunda Bir Kent Ereninin
   Hayat Hikâyesi: Merzifonlu Pîrî Baba” Hacı Bektaş Veli Araştırma
   Dergisi, S. 18, s. 119-140, Çeviren: Harun Yıldız
[25] FAROQHİ Suraiya, Anadolu’da Bektaşilik, s. 147
[26] TAŞAN A. Aziz, Dünden Bugüne Merzifon, s. 113-114
[27] PİROĞLU Hüseyin, Evliyalar Yatağı Anadolu, s. 9-10
[28] ONARLI İsmail, “Pîrî Baba Tekkesi-I” Cem Dergisi, S. 71,  s.18-21
[29] ONARLI İsmail, “Pîrî Baba Tekkesi-II” Cem Dergisi, S. 72, s. 18-21
[30] OCAK Ahmet Yaşar, Kültür Tarihi Kaynağı Olarak Menâkıbnâmeler,
    s. 61
[31] DOĞANAY Eraslan, Anadolu’da Yaşayan Dergahlar, s. 49-54
[32]DOĞANBAŞ Muzaffer, “Merzifon’un Gönüller Durağı Piri Baba
   Türbesi” Cem Dergisi, S. 87, s. 46-47; “Amasya Yöresi Alevî
   Ziyaretgâhları” Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, S. 17,  s. 105-113;
   Kültürel ve Sanatsal Boyutuyla Amasya, s. 170-174
[33] DOĞANBAŞ Muzaffer, “Piri Baba Velâyetnamesi” Türk Kültürü ve
    Hacı Bektaş Veli Araştırma Der., S. 41, s. 161-182
[34] ŞAHİN Haşim, “Pîrî Baba” Maddesi, TDV İslâm Ans., C. 34, s. 279-280

Author: Remzi Zengin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir