Kuran-ı Kerim – Nebe Suresi Türkçe Meali

NEBE’ SÛRESİ CÜZ: 30, SÛRE: 78

Mekke’de inmiştir; 40 ayettir.

Bu sûrenin Nebe’ Sûresi diye isimlendirilişi
bu kelimenin 2. ayetinde yer aldığı içindir.
Mecmau’l-Beyan Tefsiri’ne göre bu sûreye
“Mu’serat” ve “Tesaul” Sûreleri de denir. Yine
Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt’ten gelen
hadislerde “Amme Yetesaelûn”
Sûresi diye anılır.

“Amme” Sûresi de denilmiştir. İmam Sadık (a.s)’dan
şöyle dediği nakledilmiştir: “Kim Amme Yetesaelûn
Sûresi’ni okursa ve bu sûreyi her gün okumayı
âdet edinirse, yıl bitmeden önce Allah’ın izniyle
Beytüllah’ı ziyaret eder.” (bk. Sevabu’l-A’mal.)
(bk. Açıklamalar Bölümü: 170)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Sürekli birbirlerine neyi soruyorlar?

2-3. Ayrılığa düştükleri o büyük haberi mi?

4. Hayır; (onların sandığı gibi değil;) yakında
(gerçeği) anlayacaklar.

5. Hayır; (asla onların sandığı gibi değil;)
yakında (gerçeği) anlayacaklar.

6-7. Yeryüzünü sergi ve dağları direk
yapmadık mı?

8. Sizi de çift çift yarattık.

9. Uykunuzu dinlenme ve rahatlama vesilesi
kıldık.

10. Geceyi bir örtü kıldık.

11. Gündüzü geçimi sağlama zamanı
kıldık.

12. Üstünüzde yedi sağlam gök bina ettik.

13. Yanarak ışık veren bir çırağ yarattık.

14-16. Ekin taneleri, bitkiler ve birbirine
sarmaşık ağaçları olan bahçeler yetiştirmek
için yağmur yüklü bulutlardan bol
bol su indirdik.

17. Şüphesiz, yargı günü, (insanlar için)
belirlenmiş bir vakittir.

18. O gün Sûr’a üfürülür, derken sizler
bölük bölük (mahşere) gelirsiniz.

19. Gök açılır, onda çeşitli kapılar oluşur.

20. Dağlar (yerlerinden) hareket ettirilir,
serap hâline gelir.

21. Şüphesiz cehennem, pusu ve gözetleme
yeridir.

22. Orası azgınların dönüp varacakları son
barınaktır.

23. Onlar orada çağlar boyu kalırlar.

24. Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir
şey tatmazlar.

25. Tadacakları, sadece kaynar su ve irindir.

26. İşte bu, onların yaptıklarına uygun bir
karşılıktır.

27. Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini ummuyorlardı.

28. Ve (bu yüzden) ayetlerimizi şiddetle yalanladılar.

29. Biz, her şeyi bir kitapta yazıp saymışızdır.

30. “O hâlde tadın (yaptığınız amellerin
karşılığını)! Size azaptan başka bir şey artırmayacağız.”

31. Şüphesiz, takvalılara kurtuluş ve esenlik
var.

32. Bahçeler ve üzüm bağları var.

33. Göğüsleri yeni tomurcuklanmış yaşıt
kızlar var.

34. (Temiz içkilerle) dolu kadehler var.

35. Orada boş ve yalan söz işitmezler.

36. Bunlar, Rabbinden bir mükâfat ve hesaplanmış
bir bağıştır.

37. O, göklerin ve yerin ve ikisi arasında
olan her şeyin Rabbidir; geniş rahmet sahibidir.
(O gün mahşerde toplananlar) O’na
karşı söz hakkına sahip değillerdir.

38. O gün (büyük bir melek olan) Ruh ve
melekler sıra sıra dururlar; Rahman olan
Allah’ın izin verdiği ve hak olanı söyleyen
kimseler dışında onlar asla konuşmazlar.

39. İşte bu, (gerçekleşecek olan) o hak
gündür; kim isterse, Rabbine doğru bir
dönüş yolu arar.

40. Biz sizi, yakın olan bir azap hususunda
uyardık. O gün kişi, kendi elleriyle
önceden hazırlayıp sunduğu işlere bakar
ve kâfir olan, “Keşke toprak olsaydım!”
der.