Mücâdele Suresi Türkçe Meali

MÜCÂDELE SÛRESİ CÜZ: 28, SÛRE: 58

Medine’de inmiştir; 22 ayettir.

Birinci ayetinde Evs b. Samit’in eşinin Resulullah
(s.a.a) ile kocası hakkında mücadelesine
(tartışmasına) işaret edildiği için bu
sûreye Mücâdele adı verilmiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Kocası hakkında seninle tartışan ve
Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü
Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı
işitiyordu. Şüphesiz, Allah
işitendir, görendir.

2. İçinizden kadınlarını zihar edenler,
(bilsinler ki) kadınları onların anaları
değildir. Anaları, yalnız onları doğuran
kadınlardır. Kuşkusuz, onlar çirkin ve
yalan bir söz söylüyorlar. Kuşkusuz,
Allah affedendir, bağışlayandır.
“Zihar” cahiliye dönemindeki bir gelenk
üzere, erkeğin eşinden sürekli olarak ayrılmak
istediğinde eşine, “Sen bana, anamın
sırtı gibisin.” demesidir.

3. Kadınlarını zihar edenler ve sonra
dedikleri sözden dönenler, eşleriyle temas
etmeden önce bir köle azat etmelidirler.
Size öğütlenen budur. Allah,
yaptıklarınızdan haberdardır.

4. Buna imkân bulamayan, eşiyle temas
etmeden önce art arda iki ay oruç tutma lıdır. Buna gücü yetmeyen, altmış
yoksulu doyurmalıdır. Bu hüküm,
Allah’a ve Peygamberi’ne iman etmeniz
içindir. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır.
Kâfirler için ise acı bir azap vardır.

5. Kuşkusuz, Allah ve Resulü’ne karşı
çıkanlar, kendilerinden öncekilerin aşağılandığı
gibi aşağılanacaklardır. Gerçekten
biz apaçık ayetler indirmişizdir.
Kâfirler için ise alçaltıcı bir azap vardır,

6. Allah’ın onları diriltip yaptıkları işleri
kendilerine bildireceği gün. Allah, onları
bir bir saymış, onlar ise unutmuşlardır.
Allah, her şeye şahittir.

7. Allah’ın göklerde olanı da, yerde olanı
da bildiğini görmüyor musun? Her üç kişinin
gizli konuşmalarında dördüncüleri
mutlaka O’dur. Her beş kişinin gizli konuşmalarında
altıncıları mutlaka O’dur.
Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede
bulunurlarsa bulunsunlar, O, mutlaka
onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü
yaptıklarını onlara bildirecektir. Kuşkusuz,
Allah her şeyi bilendir.

8. Gizli konuşmaktan men edilen, sonra
tekrar men edildikleri şeyi yapmaya kalkışarak
günah, haksızlık ve Peygamber’e
karşı gelmek hakkında bir birleriyle gizli
konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde,
Allah’ın seni selamlamadığı
biçimde seni selamlıyorlar ve kendi
içlerinde, ”Niçin Allah bu söylediklerimizden
ötürü bize azap etmiyor?”
diyorlar. Girecekleri cehennem onlara
yeter. Ne kötü dönüş yeridir orası!

9. Ey iman edenler! Aranızda gizli konuştuğunuzda
günah işleme, haksızlık
etme ve Peygamber’e karşı gelme hususunda
konuşmayın. İyilik ve takvayı
konuşun. Huzurunda toplanacağınız
Allah’tan korkun.

10. Gizli konuşmalar, iman edenleri
üzmek için Şeytan tarafından ortaya
çıkarılır. Oysa Allah’ın izin olmadan
Şeytan onlara bir zarar dokunduramaz.
Müminler, yalnız Allah’a tevekkül
etsinler.

11. Ey iman edenler! Size, “Meclislerde
yer açın.” denilince, yer açın ki, Allah
da (cennette) size yer açsın. “Kalkın, ”
denilince de kalkın ki, Allah da içinizden
iman edenleri ve kendilerine ilim
verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah,
yaptıklarınızdan iyice haberdardır.

12. Ey iman edenler! Peygamberle gizli
olarak konuşacağınız zaman, konuşmanızdan
önce bir sadaka verin. Bu,
sizin için daha iyi ve daha temizleyicidir.
Eğer bir şey bulmasanız, (bilin
ki) Allah bağışlayandır ve merhamet
edendir.
(bk. Açıklamalar Bölümü: 161)

13. Gizli konuşmanızdan önce sadakalar
vermekten korktunuz mu?! Bunu
yapmadığınıza ve Allah tövbenizi kabul
ettiğine göre, artık namazı hakkıyla
kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resulü’ne
itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan iyice
haberdardır.

14. Allah’ın gazap ettiği bir topluluğu
kendilerine dost ve koruyucu edinenleri
görmedin mi? Bunlar, ne sizdendirler,
ne de onlardan. (Bunu) bildikleri
hâlde yalan yere yemin ediyorlar.

15. Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır.
Onların yaptıkları ne kötüdür!

16. Yeminlerini kendilerine siper yaparak
(halkı) Allah’ın yolundan alıkoydular.
Onlar için aşağılayıcı bir azap
vardır.

17. Ne malları, ne de çocukları Allah’a
karşı onlara bir yarar sağlamaz. Onlar,
ateş ehlidirler ve orada sürekli kalırlar.

18. Allah’ın onların hepsini dirilteceği
gün, size yemin ettikleri gibi O’na
da yemin ederler ve doğru bir yol üzere olduklarını sanırlar. İyi bilin ki
onlar, yalancıdırlar.

19. Şeytan, onlara egemen olmuş ve Allah’ı
anmayı onlara unutturmuştur. İşte
onlar, Şeytan’ın hizbidirler. İyi bilin ki,
Şeytan’ın hizbi, gerçek ziyana uğrayanlardır.

20. Gerçekten Allah ve Peygamberi’ne
düşmanlık edenler, işte onlar, alçakların
arasındadırlar.

21. Allah, “Ben ve peygamberlerim mutlaka
galip ve muzaffer olacağız.” diye
yazmıştır. Kuşkusuz, Allah güçlüdür ve
üstündür.

22. Allah’a ve ahiret gününe iman eden
bir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri
veya kabileleri olsa dahi, Allah’a ve
Peygamberi’ne düşmanlık edenleri sevdiğini
görmezsin. Allah, onların kalplerine
imanı yazmış ve kendi katından bir ruh ile
onları desteklemiştir. Onları (ağaçlarının)
altından ırmaklar akan, sürekli kalacakları
cennetlere yerleştirecektir. Allah onlardan
hoşnuttur, onlar da Allah’tan hoşnutturlar.
İşte onlar, Allah’ın hizbidirler. İyi bilin
ki, kurtuluşa erenler, Allah’ın hizbidir.