Lokman Suresi Türkçe Meali

CÜZ: 21, SÛRE: 31

Mekke’de inmiştir. İbn Abbas’a göre 27-29. ayetleri
Medine’de inmiştir. 34 ayettir.

Bu sûrenin 12-19 ayetlerinde Lokman ve oğluna
verdiği öğütler anlatıldığı için bu adı almıştır.

İmam Muahmmed Bâkır (a.s)’ın şöyle dediği
nakledilmiştir: Kim Lokman Sûre’sini gece okursa
Allah, ona sabahlayıncaya kadar İblis ve
ordusundan koruyacak melekleri görevli kılar
ve kim gündüz okursa akşamlayıncaya kadar
onu İblis ve ordusundan koruyacak melekleri
ona görevli kılar. (bk. Mecmau’l-Beyan Tefsiri.)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Elif, Lâm, Mîm.

2. İşte bunlar, hikmetli kitabın ayetleridir.

3. İyiler için hidayet ve merhamettir.

4. Onlar, namazı hakkıyla kılar ve zekâtı
verirler ve onlar, ahirete yakinen
iman ederler.

5. İşte onlar, Rablerinden olan bir hidayet
üzeredirler ve kurtuluşa erenler
onlardır.

6. İnsanlardan bazıları, hiçbir bilgileri
olmadan Allah’ın yolundan (insanları)
saptırmak ve onu alaya almak için oyalayıcı
sözleri satın alırlar. İşte onlar için
aşağılayıcı bir azap vardır.
İmam Muhammed Bâkır (a.s)’dan şöyle
nakledilmiştir: “Şarkı ve türkü söylemek, Allah’ın
ateşi vadettiği işlerdendir.” Sonra
İmam (a.s) şu ayeti okudu: “İnsanlardan
bazıları, hiçbir bilgileri olmadan Allah’ın yolundan
(insanları) saptırmak ve onu alaya
almak için oyalayıcı sözleri satın alırlar. İşte
onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.”

7. Ayetlerimiz ona okununca, sanki
onu işitmemiş, sanki kulaklarında bir
ağırlık varmış gibi böbürlenerek yüz
çevirir. Onu acı bir azapla müjdele.

8. Kuşkusuz, iman eden ve iyi işler yapanlar
için, nimet dolu cennetler vardır.

9. Orada ebedi kalacaklardır. Bu, Allah’ın
verdiği hak bir sözdür. O, üstündür
ve hikmet sahibidir.

10. Gökleri, görebildiğiniz bir direk
olmaksızın yarattı. Sizi sarsmasın diye
yeryüzüne sağlam dağlar koydu. Orada
her türlü canlıyı yaydı. Gökten su
indirdik de, onunla her değerli (bitki)
çeşidini yeşerttik.

11. İşte bunlar, Allah’ın yarattığıdır.
O’ndan başkalarının ne yarattığını bana
gösterin. Hayır; zalimler, apaçık sapıklık
içindedirler.

12. Gerçekten biz, “Allah’a şükret” diye
Lokman’a hikmeti verdik. Allah’a şükreden,
kuşkusuz kendisi için şükretmiş
olur. Nankörlük eden ise, (bilsin ki,)
Allah ihtiyaçsızdır ve övgüye layıktır.
(bk. Açıklamalar Bölümü: 147)

13. Hani Lokman oğluna öğüt vererek,
“Ey oğulcuğum! Allah’a ortak koşma.
Kuşkusuz, Allah’a ortak koşmak, büyük
bir zulümdür.” dedi

İmam Muhammed Bâkır (a.s)’dan şöyle
nakledilmiştir: “Zulüm üç kısımdır: Allah’ın
bağışladığı zulüm, Allah’ın bağışlamadığı
zulüm ve Allah’ın peşini bırakmadığı zulüm.
Allah’ın bağışlamadığı zulüm, şirktir. Allah’ın
bağışladığı zulüm, kişinin kendisiyle Allah
arasındaki ilişkilerde kendisine karşı işlediği
zulümdür (günahtır). Allah’ın peşini bırakmadığı
zulüm de, kulların birbirlerine olan
borçlarıdır.” (bk. es-Safî Tefsiri, el-Kâfî’den
naklen.)

14. Biz insana, ana babası hakkında
tavsiyede bulunduk. Annesi onu, güçsüzlük
üstüne güçsüzlük ile taşıdı.
Onun sütten ayrılması, iki yıl içinde
olur. Bana ve ana babana şükret diye
(ona tavsiyede bulunduk). Dönüş, ancak
banadır.

15. Hakkında bilgin olmayan bir şeyi
bana ortak koşman için seni zorlarlarsa,
onlara itaat etme, onlarla dünyada
iyi geçin ve bana yönelen kimsenin
yoluna uy. Sonra dönüşünüz banadır.
O zaman, yapmış olduklarınızdan sizi
haberdar kılacağım.

16. “Ey oğulcuğum! Eğer (yaptığın iş)
bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bu,
bir kayanın içinde veya göklerde ya da yerde olsa, Allah onu getirir. Kuşkusuz,
Allah, incelikleri bilir ve her şeyden haberdardır.”

17. “Ey oğulcuğum! Namazı hakkıyla kıl,
iyiliği emret, kötülükten sakındır ve başına
gelenlere sabret. Kuşkusuz bunlar, en
sağlam davranışlardır.”

18. “Saygısızlıkla insanlardan yüz çevirme
ve yeryüzünde kibirlenerek yürüme.
Kuşkusuz, Allah, kendini beğenip övünen
hiç kimseyi sevmez.”

19. “Yürümende orta halli ol. Sesini kıs.
Kuşkusuz, seslerin en kötüsü eşeklerin
sesidir.”

20. Allah’ın, göklerde ve yerde olan her
şeyi sizin emrinize verdiğini, açık ve gizli
olan nimetlerini size yaydığını görmediniz
mi? İnsanlardan, bir bilgiye, hidayete
ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmadan Allah
hakkında tartışanlar vardır.

21. Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun.”
denildiğinde, “Hayır, biz babalarımızı
üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.” derler.
Ya Şeytan, onları yakıcı ateşin azabına
çağırıyorsa?

22. İyi bir kişiliğe sahip olarak kendisini
Allah’a teslim eden kimse, gerçekten
en sağlam kulpa sarılmıştır. İşlerin sonu
Allah’a döner.

23. Küfre düşenin küfrü seni üzmesin.
Onların dönüşü ancak bizedir ve biz
yaptıklarını onlara bildireceğiz. Kuşkusuz,
Allah kalplerin özünü bilendir.

24. Onları azıcık yararlandırırız, sonra
onları ağır bir azaba sürükleriz.

25. Onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?”
diye sorsan, mutlaka “Allah.” derler.
De ki: “Hamd (övgü), Allah’a mahsustur.
Ama onların çoğu bilmezler.”

26. Göklerde ve yerde olan her şey,
Allah’ındır. Kuşkusuz, Allah ihtiyaçsızdır
ve övülendir.

27. Eğer yeryüzünde olan tüm ağaçlar
kalem olsa, deniz de mürekkep olsa ve
yedi deniz ona eklense, yine Allah’ın
kelimeleri sona ermez. Kuşkusuz, Allah
üstündür ve hikmet sahibidir.

28. Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz,
ancak bir nefsin yaratılması ve diriltilmesi
gibidir. Kuşkusuz, Allah işitendir
ve görendir.

29. Görmedin mi ki Allah, geceyi gündüze
geçirir ve gündüzü de geceye geçirir.
Güneşi ve ayı da emrine boyun
eğdirmiştir; her biri, belli bir süreye
kadar akıp gitmektedir. Allah, yaptıklarınızdan
haberdardır.

30. İşte bu, Allah’ın hak ve O’nu bırakıp
da yalvardıkları şeylerin batıl ve
Allah’ın yüce ve büyük olmasındandır.

31. Bazı ayetlerini size göstermesi için,
Allah’ın nimetiyle gemilerin denizde
hareket etmesini görmedin mi? Kuşkusuz
bunda, çok sabreden ve çok
şükreden herkes için ayetler vardır.

32. Gölgelikler gibi bir dalga onları
sardığında, dini Allah’a has kılarak
O’na yalvarırlar. Ama onları karaya
çıkararak kurtardığında, içlerinden
bir kısmı orta halli olur. Bizim ayetlerimizi,
ancak ahdini çiğneyen nankörler
inkâr ederler.

33. Ey insanlar! Rabbinizden korkun ve
hiçbir babanın oğluna bir yarar sağlamadığı
ve hiçbir oğlun da babasına bir yarar
sağlamayacağı günden çekinin. Kuşkusuz,
Allah’ın vaadi haktır. O hâlde sakın
dünya hayatı sizi aldatmasın ve sakın
o aldatıcı Şeytan sizi Allah ile (Allah’ın
bağışlamasına güvenmenizi sağlayarak)
aldatmasın.

34. Kuşkusuz, o saate (kıyamete) ait bilgi,
Allah katındadır. Yağmuru yağdırır
ve rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse, yarın
ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse,
hangi toprakta öleceğini bilmez. Kuşkusuz,
Allah bilendir ve haberdardır.