Koyun Baba Türbesi

a) Türbenin Yapılışı Hakkında Velâyetnamenin Bildirdikleri

Velâyetnamede anlatılan bir rivayete göre; müritlerinden bazıları Koyun Baba’ya “Erenler Şahı sizler darı fenadan intikal idincek mezarınızı ne yerde ihya idelim” diye görüşünü sorarlar. Bunun üzerine Koyun Baba “Gelin size göstereyim” der ve Osmancık Şehrinin kuzey tarafına giderek bugün türbenin bulunduğu yeri asasıyla işaret edip mezarının buraya yapılmasını ister. (V-146a)Velâyetname türbenin yapılışıyla ilgili olarak da bilgiler vermektedir. Velâyetnameye göre; Koyun Baba vefat ettikten sonra dervişleri bir araya gelir ve Koyun Baba’ya bir türbe yapılması için “meşveret” ederler. Bu konuda herkes kendi görüşünü beyan eder ve türbenin yapımı için iki ana görüş üzerinde odaklaşırlar. Birinci görüşün sahipleri türbenin kârgir olarak (taş malzeme ile) yapılmasını, ikinci görüşün sahipleri ise kerpiç ile yapılmasını önerir. Müritler içinde Selim Dede adında bir ihtiyar da vardır. O, iki görüşü de dinledikten sonra “Dervişler bizim kârgir bina yapmaya gücümüz yetmez gelin kerpiçten yapalım” der. Mahmud Dede ise, türbenin taştan yapılmasında ısrar eder. Ancak çoğunluk kerpiç ile yapılmasına karar verir. Bunun üzerine Selim Dede ve dervişleri Çanakcılar Mahallesinde bir kaç bin kalıp kerpiç keserek kurumasını beklerler. Ancak yağan yağmurun getirdiği sel bütün kerpiçleri kullanılamaz bir hale getirir.

Velâyetnamenin bildirdiğine göre, dervişler üç kez aynı işlemi yaparlar ve her üçünde de gelen sel kerpiçleri kullanılamaz hale getirir. Bu arada Mahmud Dede “Erenler Şahı ben senin asitaneni kerpiçten yapmaya reva görmedim. Eğer sen reva görürsen bana işaret eyle” diye uykuya dalar. Koyun Baba ‘seyr âleminde’ “Oğlum Mahmud sabreyle” der. Bundan sonra velâyetnamenin bildirdiğine göre Hak Teâlâ Hazretleri Karadeniz’den bir bulut peyda eder ve gök gürleyip vasfı kâbil olmayan bir yağmur yağar ki, bunun üzerine Peyam Deresinden büyük bir sel gelir ve sel türbenin yapımı için gerekli olan taşları beraberinde getirir. Böylelikle dervişleri Koyun Baba türbesini taş ile inşa ederler.

Velâyetname türbenin inşası için gerekli su hakkında da bir rivayet nakletmektedir. Bu rivayette; Koyun Baba hayattayken dervişlerinden birinin “Erenler Şahı yapı yaparken bizim halimiz nice olur. Irmak yakın değil, taşımak dahi mümkün değil neyleyelim?” demesi üzerine Koyun Baba nefes edip “Arkın önünde gelip akar” der ve Koyun Baba’nın kerameti gerçekleşerek türbenin inşası süresince bir taş dibinden gerekli olan su çıkar. (V-147a, 147b)

b) Türbenin Mimarisi 

Koyun Baba Türbesi, Osmancık İlçesinin kuzeyinde, küçük bir tepe üzerinde bulunmaktadır. Türbenin bulunduğu alana ulaşmak için önce, mermerden yapılmış basık kemerli dış avlu kapısından geçilir. Burası, Koyun Baba tekkesinin avlu kapısıdır. Kapı kemerinin üzerinde, mermer yüzeyi oyularak elde edilmiş bir kartuş içerisinde iki satırlık bir kitabe yer almaktadır. Kitabenin altında yer alan basık kemer ise, iki renkli taş işçiliğiyle yapılmış olup kemerin kilit taşına kabartma bir gül bezek motifi işlenmiştir. Avlu kapısının iç kısmı ise moloz taş malzeme ve tuğladan yuvarlak kemerli eyvanımsı bir yapıda düzenlenmiştir.

Dış avlu kapısından ileri doğru birkaç basamak çıktıktan sonra türbenin bulunduğu alana ulaşılmaktadır. Türbenin ön cephesine sonradan eklenmiş enine dikdörtgen plânlı ahşap bir bölüm yer almaktadır.  Üzeri beşik çatılı olan bu eklenti kısmın ön cephesi, dört ahşap direk üzerine oturan üç gözlü bir revak halinde tanzim edilmiştir. Yuvarlak kemerli ve üçgen alınlıklı olarak yapılmış olan revak kısmı kalın ahşap çıtalardan meydana gelmektedir.  Revaktaki dört ahşap direğin altında birer kaide yer almaktadır. Revaktan eklenti kısma geçilir. Bu bölümün batı yanı türbedar odası olarak düzenlenmiştir.

Türbe, sekizgen plânlı ve üzeri içten kubbe, dıştan külahla örtülü bulunmaktadır. Türbenin cephe köşelerinde, giriş kapısında, pencere söve ve kemerlerinde sarı renkli düzgün kesme taş malzemenin kullanıldığı, türbenin diğer kısımlarının ise moloz taş malzeme ile inşa edilmiş olduğu gözlemlenmiştir.

Türbe, doğu, batı ve kuzey cephelerde açılmış yuvarlak kemerli birer pencere ile aydınlanmaktadır. İç kısmı tamamen sıvalıdır. Beden duvarlarında olması gereken kalem işi ve yazı bezemeler ile Evliya Çelebi’nin bahsetmiş olduğu yazıların hiçbirisi bulunmamaktadır.
Koyun Baba Türbesinin 1951 yılında bir onarım gördüğü ve türbenin ön cephesindeki ahşap kısmın ise 1994 yılında tamir edildiği bilinmektedir.

Türbenin çift kanatlı ahşap cümle kapısı Çorum Müze Müdürlüğü etnoğrafik eserleri arasında sergilenmektedir. Her iki kanatta da kompozisyon üçer pano halinde düzenlenmiştir. Üst ve alt panolar yatay orta pano ise dikine tanzim edilmiş ve panolarda ağırlıklı olarak bitkisel karakterli bezemelere yer verilmiştir. Kanatların üst panoları içerisine dekoratif unsur olarak birer satırlık Arapça yazılar işlenmiştir.

c) Türbenin İnşa Kitabesi  

Türbenin inşa kitabesi Çorum Müze Müdürlüğü’nde bulunmaktadır. 69 x 79 cm. ölçülerindeki inşa kitabesinden, Koyun Baba’nın 25 Muharrem 873 hicri tarihinde öldüğü ve türbenin ise 874 / 1470 tarihinde inşa edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

İnşa kitabesi oldukça ilginç denilebilecek bir tarzda düzenlenmiştir. Şematik bir kurguya sahip olan kitabe bu yönüyle diğer örneklerden farklı olarak müstesna bir yere sahiptir.

Kitabenin orta kısmında, bir daire içerisinde, çarkıfelek benzeri bir motif ekseninde, birbiri peşine beş defa tekrar edilerek Arapça olarak yazılmış “ala külli şeyin kadir hakim.” ibaresi bulunmaktadır. Bu ibarenin yer aldığı dairenin dışında, küçük daireler içerisinde, bir yanında “Muharrem” diğer yanında “25” rakamı yazılı bulunmaktadır. Küçük dairelerin etrafında bitkisel bezeme kuşakları yer alır. Daire formlu kısmın iki yanında ise birer satır halinde düzenlenmiş Arapça ibareler yer alır. “Muharrem” ibaresinin altına gelen kısımda “vefatı Koyun Baba sene selase ve sebain ve semanimiye” ibaresi görülür. Bu ibarede Koyun Baba’nın 873 hicri yılında vefat ettiği ifade edilmektedir. “25” rakamının yazılı olduğu kısmın üzerinde ise “tarihü’l-kabir sene erba ve sebain ve semanimiye” ibaresi bulunur ki, burada türbenin 874 hicri tarihte inşa edildiği belirtilmektedir.

Kitabenin ortasındaki daire formlu kısmın üstünde ve altında ise ikişer sıra halinde tanzim edilmiş başka ibareler bulunmaktadır. Bunlar, her sırada üçer bölüm halinde işlenmiştir.

İnşa kitabesindeki bitkisel motifler, sarı, lacivert ve beyaz renklere boyanmış, yazılar ise soluk türkuaz zemin üzerine beyaz renkli olarak düzenlenmiştir.

Koyun Baba türbesinin inşa kitabesinden başka, dergahın giriş kapısı üzerinde, Arapça olarak iki satır halinde düzenlenmiş mermer bir kitabe yer almaktadır. Kitabe, “Asitanı Hazreti Koyun Baba…” ibaresiyle başlamaktadır.

Author: Remzi Zengin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir