Koyun Baba Hakkında Bilgi Veren Kaynaklar

Koyun Baba hakkında bilgi veren kaynakların başında Otman Baba Velâyetnamesi ile Piri Baba Velâyetnamesi gelmektedir.
Otman Baba Velâyetnamesinde; Koyun Baba, Otman Baba’yı sırtına alarak İstanbul Terkoz’dan boğazın öte yanına geçiren kişi olarak belirtilmektedir.  Arık Çoban olarak da ifade edilen Koyun Baba burada “mazhar-ı velayet” bir veli olarak takdim edilmektedir.Piri Baba velâyetnamesinde Piri Baba ve Koyun Baba ilişkisi şu şekilde gündeme gelmektedir:  Fatih Sultan Mehmet Merzifon’dan İstanbul’a giderken Osmancık Şehrine uğrar ve bu şehirde bulunmakta olan Koyun Baba’nın yanına giderek -velâyetnamenin deyimiyle-  “merhaba etmek murad eyler” fakat Koyun Baba elini Padişaha vermeden önce “Beylerbeyi”ne uğrayıp uğramadığını sorar. Padişah bu soruya karşılık “Ya Sultan’ım beylerbeyi kimdir?” sorusuyla cevap verir. Bunun üzerine Koyun Baba şu karşılığı verir:  “…Merzifon’da eski hamam külhanında sakin olan Piri Baba’ya dirler”   Fatih Sultan Mehmet bu cevap üzerine Koyun Baba’ya: “Hay Dede Sultan biz dediğin kimsenin himmetiyle gideriz”  cevabını verir. Ondan sonra Koyun Baba Fatih Sultan Mehmet ile “merhaba” eder.

Fatih ile Koyun Baba arasında geçen bu konuşmadan sonra Padişahın Koyun Baba’ya “Ya Dede Sultan iste benden ne muradın?”  diye sorması üzerine Koyun Baba: “Ya padişahım benim itlerime yallık içün bir köy viresin dahi abdallarıma aba viresin yüz elli altun viresin”  diyerek isteklerini sıralar. Padişah ise, “Baş üstüne sultanım emir sizindir”  diyerek Koyun Baba’nın isteklerini kabul eder.

Fatih Sultan Mehmet ile Koyun Baba arasındaki bu diyalog, bu sırada Eski Hamam külhanında oturmakta olan Piri Baba’ya malûm olur ve O bunun üzerine eleştirel bir üslupla : “Koyun Baba gayri dünya meşakkatine düşdi”  diye söyler.
Evliya Çelebi, Koyun Baba’nın bizzat Hacı Bektaş Velî’nin halifesi olduğunu ve Koyun Baba’nın Hacı Bektaş Velî’den aldığı fakirlik nişanelerinin (Hırka, Seccade, Tabıl, Alem, Kudüm, Palhengi, Asa ve Tac) türbede saklı olduğunu belirtmektedir. Evliya Çelebi, Koyun Baba’nın nâşı üzerinde bir Bektaşî sikkesinin bulunduğunu, oradaki dervişlerin sikkeyi kendi başına koyduklarını ve bu nedenle gözlerindeki rahatsızlığın geçtiğini ifade etmektedir.

Evliya Çelebi Koyun Baba’nın Hacı Bektaş ile Horasan’dan Anadolu’ya gelinceye kadar gece ve gündüz yirmi dört saatte bir kere koyun gibi melediği için kendisine Koyun Baba denildiğini belirterek cümlesinin devamında: “Bütün Bektaşîler halk arasında kötülenir. Fakat bu Koyun Baba dervişleri koyun ve kuzu gibi meler, halim, selim, iyi huylu, bekâr, Allah’ı bilir, Ehlisünnet ve Cemaatten, namazlarını kılar dindar kimselerdir”  demektedir. Ayrıca Evliya Çelebi, türbeyi ziyarete gelenlerin türbenin kapı ve duvarına çeşit çeşit şiirler yazmış olduklarını belirterek kendisinin de şu beyti yazdığını beyan etmektedir:

“Kıdve-i erbâb-ı tahkik, zübde-i âl-i aba
Mahzen-i sırrı velâyet, hazreti koyun baba”
F. R. Haslok, 20. yüzyılın ilk çeyreği içerisinde Bektaşîlik üzerine yapmış olduğu çalışmaları yayımladığı eserinde; Koyun Baba’ya bir cümle ile değinerek, Koyun Baba’nın Hacı Bektaş ile Horasan’dan geldiğini ve mezarının Osmancık’ta olduğunu ifade etmektedir.

Franz Babinger, İslâm Ansiklopedisine hazırlamış olduğu “Koyun Baba” maddesinde; Türk velilerinden olan Koyun Baba’nın Hacı Bektaş Velî’nin çağdaşı ve öğrencisi olarak sunulmasının bir önemi olmadığını, Osmanlı devrinin ilk zamanlarında yaşamış diğer veliler içinde aynı şeyin söylendiğini belirterek Otman Baba velâyetnamesinde Koyun Baba hakkında verilen bilgiyi aktarmaktadır.

Yurt Ansiklopedisinin “Çorum” maddesinde Koyun Baba hakkında anlatılan bazı söylencelere yer verilmiştir. Burada, Koyun Baba’nın himmetiyle taş kesilen ejderha rivayeti, Koyun Baba köprüsünün yapımıyla ilgili söylence ve kendisini padişaha şikâyet eden Bağdat Kadısıyla ilgili rivayet aktarılmıştır.

Fügen İlter’in Osmancık’la ilgili olarak hazırlamış olduğu çalışmada, Koyun Baba Türbesine de yer verilmiştir. İlter bu makalesinde, önce Koyun Baba Köprüsü hakkında halk arasında anlatılan rivayetlere yer vermekte ve devamında Koyun Baba Türbesini ayrıntılı bir şekilde tanıtmaktadır.
Ahmet Yaşar Ocak’ın Kalenderîler hakkında hazırlamış olduğu akademik çalışmada; Koyun Baba’nın Otman Baba gibi Hacı Bektaş geleneği dışındaki, yani Haydarî olmayan Kalenderîlerden olduğu, velâyetnamesinin ise muhtemelen 16. yüzyılda yazıya geçirildiğini ifade etmektedir.  Ocak, Koyun Baba’nın 15. yüzyılda Kalenderîliği temsil ettiğini ve zaviyesinin ise en belli başlı Kalenderî zaviyelerinden olduğunu belirtmektedir.

Koyun Baba ve velâyetnamesi hakkında müstakil bir kitap çalışması yapmış olan Zeki Gürel, çalışmasında bir akademisyen titizliğiyle konuya bakmış ve kitabında ulaşabildiği Koyun Baba Velâyetnamesi nüshaları hakkında bilgiler vermiştir. Ayrıca bu çalışmada, velâyetname nüshalarından birinin günümüz Türkçesine çevirisi ve ikisinin ise tıpkıbasımı yayınlanmıştır.   Zeki Gürel, hazırlamış olduğu başka bir çalışmasında ise, Koyun Baba hakkında özlü bilgiler sunmaktadır.

Eraslan Doğanay, dergâhlar hakkında hazırlamış olduğu kitapta Koyun Baba’ya da yer vermiş ve burada Koyun Baba’yı, Merzifon’da türbesi olan Piri Baba’nın musahibi olduğunu belirtmekte ayrıca Koyun Baba’nın Horasan erlerinden ve Hacı Bektaş Veli’nin halifelerinden olduğunu ifade etmektedir.

M. Şakir Çıplak, Osmancık’ta Erenler Durağı Koyun Baba adlı kitap çalışmasında; mevcut yayınlarda Koyun Baba hakkında verilen bilgileri aktarmakta ve Koyun Baba Velâyetnamesinin manzum bir nüshasını günümüz
Türkçesine çevirerek yayınlamıştır.

Haşim Şahin, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisine hazırlamış olduğu “Koyun Baba” maddesinde; Koyun Baba ve Otman Baba velâyetnamelerine dayanarak Koyun Baba’nın 15. yüzyılda yaşadığını ve Fatih Sultan Mehmed’in çağdaşı olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca Şahin, Ahmet Yaşar Ocak’ı kaynak göstererek, Koyun Baba’nın Otman Baba gibi Hacı Bektaş geleneği dışındaki Haydarî olmayan Kalenderî şeyhlerinden olduğunu ifade etmektedir.

A. Munis Armağan’ın Asya’dan Anadolu’ya Türklerin Anı Defteri adlı kitabında; diğer birçok araştırmacının yaptığı gibi Koyun Baba hakkında Evliya Çelebi’nin vermiş olduğu bilgileri alıntı yaparak halk arasındaki malum bilgileri aktarmaktadır.

Cevdet Saraçer’in Osmancık ilçesi hakkında hazırlamış olduğu kitap çalışmasında, Evliya Çelebi ve Franz Babinger’in Koyun Baba hakkında vermiş olduğu bilgileri aktarmakta ve devamında ise Koyun Baba’nın bazı menkıbelerini okuyucuya sunmaktadır.  16. yüzyılın büyük halk ozanı Pir Sultan Abdal’ın divanında Koyun Baba hakkında kaleme alınmış bir deyiş bulunmaktadır. Şöyle ki:
Kardaşlarım bile yola gidelim
Mâtem aylarına yüzler sürelim
Çıkıp Yükseklere seyran edelim
Alçakları şâzdır Koyun Baba’nın

Gece gündüz yanar kandiller, mumlar
Pirim Hasan’ın aşk câmın sunarlar
Mest olan âşıklar gülbenk çekerler
Çekiliyor gülbengi Koyun Baba’nın

Gayetle yüksektir anın yapısı
Oniki yerden açılır kapısı
Allah Allah çağırır canlar hepsi
Üstü de vakıftır Koyun Baba’nın

Türbenin örtüsü yeşil donama
Üçler de yediler biledir anda
…………………………………………
Fukara yoldaşı Koyun Baba’nın

Pir Sultan’ım Haydar yola bakana
Uyalım Hakkın çırağın yakana
Hızır derler gülbengini çekene
Çekilir gülbengi Koyun Baba’nın

Author: Remzi Zengin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir