Hz. Hüseyin’in (a.s) Mekke’deki Sözleri

İmam Hüseyn (a.s) Mekke’ye girdiği sıralarda Abdullah ibn-i Ömer müstahap Umre amallerini yerine getirmek ve şahsi işlerini yapmak için Mekke’de kalmaktaydı. Hz. Hüseyin (a.s) Mekke’ye girdiği ilk günlerde o da Medine’ye dönmeye karar aldı. İmam (a.s)’ın huzuruna gelip O’na Yezid ile sulh ve bi’at etmeyi teklif etti ve İmam (a.s)’ı Yezide karşı muhalefet etmenin tehlikeli sonuçlarından sakındırdı.

Harezmî’nin nakline göre İmam (a.s)’a şöyle dedi: “Ya Eba Abdullah! Halk Yezid’e Bi’at etti, dirhem ve dinar da onun elindedir, halk ister istemez ona yönelecektir. Bu hanedanın eskiden beri size karşı düşmanlıkları olduğu için, ona muhalefet ettiğin takdirde öldürülmenden ve bir grup müslümanların da bu yolun kurbanı olmasından korkuyorum. Ben Resulullah’dan (s.a.a) şöyle buyurduğunu duydum:

“Hüseyin öldürülecektir, halk ona yardım etmekten el çekerse, zillet ve hakirliğe düçar olur.” Sen de diğer müslümanlar gibi bi’at et ve müslümanların kanının dökülmesinden sakın.” (8)

Hz. Hüseyn (a.s) çeşitli insanlarla konuştuğunda, onların her birine akıl, idrak ve basiretleri mıkdarıca münasib cevaplar veriyordu. Abdullah ibn-i Ömer’in teklifi karşısında da şöyle
cevap verdi: “Ey Eba Abdurrahman! Biliyormusun dünya Allah katında o kadar hakirdir ki Yahya ibn-i Zekeriyya (9) gibi büyük bir Peygamberin kesilmiş başı Benî İsrail’in kötü ve zinakarlarından birisine hediye olarak gönderildi? Benî İsrail (Allah’a karşı öyle muhalefet etti ki) şafak vaktinden güneş doğuncaya kadar tam 70  Peygamber katlettiler. Sonra, sanki hiçbir cinayet işlememişler gibi pazar yerlerinde oturup alış-verişleriyle meşgul oldular.

Allah-u Teâla onlara azap göndermede acele etmedi, onlara biraz mühlet verdi, sonra intikam sahibi muktedir Allah, onları sert bir şekilde cezalandırdı.”

İmam (a.s) daha sonra şöyle buyurdu: “Ya Eba Abdurrahman! Allah’dan kork, yardımını bizden esirgeme.”(10)
Saduk (r.a)’in naklettiğine göre Abdullah ibn-i Ömer kendi teklifinden netice almadığını görünce İmam (a.s)’a şöyle dedi: “Ya Abdullah, bu ayrılık vaktinde Resulullah’ın (s.a.a) bedeninden defalarca öptüğü yeri müsade edin ben de öpeyim.”

Hz. Hüseyn (a.s)’ın Basra Halkına Mektubu

Taberi’nin naklettiğine göre Hz. Hüseyn (a.s), Mekke’ye girdikten sonra, Basra şehrindeki Malik b. Mesmei, Mes’ud b. Amr ve Münzir b. Carud gibi kabile reislerine birer mektup yazdı. O mektupların tercümesi şöyledir: “Allah’a hamd, Peygamber’e (s.a.a) salat ve selam olsun. Allah-u Teâla Muhammed’i (s.a.a) insanların arasından seçti.

Peygamberliğiyle O’na ikramda bulundu… İnsanları hidayet ettikten ve kendisine verileni halka ulaştırdıktan sonra O’nun ruhunu aldı. Biz de O’nun ailesi, evliyası ve varisleri idik ve insanlar arasında O’nun makamına daha lâyık olan kişilerdik. Fakat bir grup, öne atılıp bu hakkı bizden aldılar. Bizim bu hakka onlardan daha lâyık ve daha üstün olduğumuzu bildiğimiz halde, müslümanların arasında fitne, ihtilaf ve ayrılık çıkmaması, düşmanın onalara musallat olmaması için bu duruma karşı koymayıp müslümanların rahatını kendi makamımıza tercih ettik. Kendi elçimizi sizin tarafınıza gönderip sizi, Allah’ın kitabına ve Peygamberin sünnetine davet ediyorum. Zira Peygamberin (s.a.a) sünneti ortadan kaldırılmış (yerine) bid’at ihya edilmiştir. Eğer sözümü kabul eder ve beni dinlerseniz ben de sizi doğru yola hidayet ederim. Vesselam-u aleykum ve rahmetullah-i ve berekatuh.” (11)

Hz. Hüseyn (a.s) bu mektubunda Basra halkının, İslam’a muhalif olan düzene karşı mücadelesi hususunda kendisine yardım etmeye davet etmenin yanı sıra Ehl-i Beyt’in makamını, İslam dininin tahrife uğradığını ve kendi kıyamının asıl hedefini ayrıntılı bir şekilde açıklamıştır.

Dipnotlar
8- Maktel-i Harezmî, c.1, s.190
9- Kur’ân-ı Kerim’de diğer Peygamberler gibi zühd ve takvasından söz edilen Hz. Yahya, Milad’ın 28. yılında, zamanının padişahının iffetsiz kızı “Salume”nin vesvesesiyle feci bir şekilde katledildi.
10- Lühuf, s.26, Musir-ül Ahzan, s.20.
11- Taberi, c.7, s.240.

Author: Remzi Zengin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir