Kaf Suresi Türkçe Meali

KAF SÛRESİ CÜZ: 26, SÛRE: 50

38. ayeti dışında Mekke’de inmiştir; 45
ayettir.

Bu sûre, adını 1. ayetinde geçen “Kaf” kelimesinden
almaktadır.

İmam Muhammed Bâkır (a.s)’ın şöyle dediği nakledilmiştir: “Kim
“Kaf” Sûresi’ni farz ve nafile namazlarında
okumayı âdet edinirse, Allah onun rızkını
bollaştırır, amel defterini sağ eline verir ve
onu kolay bir şekilde hesaba çeker.” (bk.
es-Safî Tefsiri, Sevabu’l-A’mal’dan naklen.)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Kaf. Şanı yüce Kur’ân’a andolsun.

2. Hayır; kendilerinden olan bir uyarıcının
onlara gelmesine şaştılar da kâfirler,
“Bu, şaşılacak bir şeydir.” dediler.

3. “Öldüğümüz ve toprak olduğumuz
zaman mı (tekrar dirileceğiz)?! Bu, gerçekleşmesi
uzak bir dönüştür.”

4. Gerçekten biz yerin onlardan neyi
eksilttiğini biliyoruz. Katımızda her
şeyi kaydeden bir kitap vardır.

5. Hayır; onlar, hak kendilerine gelince
onu yalanladılar. Artık onlar, karmakarışık
bir iştedirler.

6. Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki,
onu nasıl bina ettik ve süsledik?! Onda
bir çatlak yoktur.

7. Yeri de yaydık, orada sabit dağlar
yerleştirdik ve orada gönül açan her
türlü bitkiden yetiştirdik.

8. (Allah’a) yönelen her kula bilinç ve
öğüt kaynağı olması için.

9. Gökten bereketli bir su indirdik de
onunla bahçeler ve biçilen taneler bitirdik.

10. Kat kat tomurcuk yüklü uzun boylu
hurma ağaçları (bitirdik).

11. Kullara bir rızık olması için ve o suyla
ölü bölgeyi dirilttik. İşte kabirden çıkış
da böyledir.

12. Onlardan önce Nuh’un kavmi, Res
halkı ve Semud’u da yalanladılar.

13. Ad, Firavun ve Lut’un kardeşleri
(kavmi) de.

14. Eyke halkı ve Tübba’ kavmi de. Bütün
bunlar, peygamberleri yalanladılar da
tehdidim gerçekleşti.

15. İlk yaratmadan âciz mi kaldık?! Hayır;
onlar, yeni bir yaratma hakkında
şüphe içindedirler.

16. Gerçekten biz insanı yarattık ve nefsinin
ona yaptığı vesveseyi biliyoruz. Biz
ona, şah damarından daha yakınız.

17. Hani iki kaydeden melek, sağ ve solunda
oturup yaptıklarını kaydederler.

18. Hiçbir söz söylemez ki, yanında yazmaya
hazır gözetleyen bir melek olmasın.

19. Nihayet ölüm sarhoşluğu gerçek olarak
gelip çatar. “İşte öteden beri kaçtığın şey!”

20. Ve Sûr’a üfürülür. “İşte vadedilen gün!”

21. Herkes, yanında bir sürücü (melek)
ve bir tanık (melek) ile beraber gelir.

22. “Gerçekten sen bundan gafildin.
Şimdi perdeni kaldırdık, artık gözün
keskindir.”

23. Yanındaki (melek) arkadaşı, “İşte
yanımda bulunan (amel defteri) hazırdır.”
der.

24. (O iki meleğe şöyle denir:) “Atın cehenneme
her inatçı kâfiri!”

25. “Hayra sürekli engel olan, saldırgan
şüpheciyi!”

26. “Allah ile beraber başka ilah edineni!
Artık onu çetin azaba atın.”

27. Yanındaki (şeytan) arkadaşı, “Rabbimiz!
Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi
derin bir sapıklık içindeydi.” der.

28. (Allah) der ki: “Benim huzurumda
çekişmeyin. Ben, önceden sizi uyarmıştım.”

29. “Benim yanımda söz değiştirilmez
ve ben kullara asla zulmeden değilim.”

30. O gün cehenneme “Doldun mu?”
deriz. O, “Daha var mı?” der.

31. Cennet de takvalı olanlara yakınlaştırılmıştır,
uzak değildir.

32. “İşte size vadedilen (cennet) budur.
Sürekli (Allah’a) yönelen ve (Allah’ın
emirlerini) koruyan herkes içindir.”

33. “Gizlide Rahman’dan korkan ve
(Allah’a) yönelmiş bir kalple gelen
kimse içindir.”

34. “Oraya esenlikle girin. Bu, ebediyen
kalıcı olma günüdür.”

35. Orada onlara diledikleri her şey var
ve katımızda fazlası da var.

36. Onlardan önce, kendilerinden daha
güçlü olan nice nesilleri yok ettik. Şehirleri
delik deşik ettiler (gezip dolaştılar.)
Bir kaçış yeri, bir kurtuluş var mı?

37. Kuşkusuz bunda, kalbi olan veya
hazır bulunup (fikrini toparlayıp) kulak
veren kimse için bir öğüt vardır.

38. Gerçekten biz gökleri ve yeri ve ikisinin
arasında bulunanları altı günde yarattık
ve bize bir yorgunluk da gelmedi.

39. Onların söylediklerine sabret ve
güneşin doğuşundan önce ve batışından
önce Rabbini hamd ile birlikte tesbih
et.

40. Gecenin bir bölümünde ve secdelerin
ardından da O’nu tesbih et.

41. Münadinin yakın bir yerden sesleneceği
güne kulak ver.

42. O gün o sesi hak olarak duyarlar.
İşte o gün (kabirlerden) çıkış günüdür.

43. Şüphesiz, biz diriltiriz ve biz öldürürüz,
dönüş de bizedir.

44. O gün yer onların üzerinden yarılıp
açılır da süratle (mahşere) koşarlar. Bu
bize kolay olan bir toplamadır.

45. Biz ne dediklerini iyice biliriz. Sen
onlara karşı bir zorlayıcı değilsin. Öyleyse
tehdidimden korkanlara Kur’ân
ile öğüt ver.