Hicr Suresi Türkçe Meali

CÜZ: 14, SÛRE: 15

  1. Mekke’de inmiştir; 99 ayettir. Ba-
    zılarına göre 87, 90 ve 91. ayetleri
    Medine’de inmiştir.

80-84. ayetlerinde Hicr halkından (yani
Semud kavminden) söz edildiği için Hicr
Sûresi diye adlandırılmıştır.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Elif, Lâm, Ra. Bunlar, kitabın ve açıklayıcı
Kur’ân’ın ayetleridir.

2. Kâfirler zaman zaman, keşke Müslüman
olsaydık, diye arzu ederler.

3. Bırak onları; yesinler, eğlensinler ve
arzu(lar) onları oyalasın. Yakında bilecekler.
İmam Muhammed Bâkır (a.s)’dan naklen Resulullah
(s.a.a) şöyle buyurdular: “Allah’ın velayeti
ve saadet (bir kimse hakkında) gerçekleşince,
ecel gözlerin önüne dikilir ve arzu arkaya
atılır; ancak Şeytan’ın velayeti ve bedbahtlık
gerçekleşince, arzu gözlerin önüne dikilir ve
ecel arkaya atılır.” İmam Ali (a.s)’dan şöyle
nakledilmiştir: “Sizin için en çok korktuğum, iki
şeydir, hevese uymak ve uzun arzulara kapılmaktır.
Hevese uymak, hakka uymaya engel
olur. Uzun arzu da, ahreti unutturur.” Yine şöyle
buyurmuştur: “Kul arzusunu uzattığında mutlaka
amelini kötüleştirir.” Yine şöyle derdi: “Eğer
kul ecelini ve süratle ona doğru gelişini görse,
mutlaka dünyayı elde etmek için çaba göstermekten
nefret eder.” (el-Kâfî, es-Safî)

4. Helak ettiğimiz her şehir hakkında
mutlaka bilinen bir yazı vardır.

5. Hiçbir ümmet, ne süresinin önüne
geçer, ne de ondan geri kalır.

6. (Kâfirler) dediler ki: “Ey kendisine
Zikir (Kur’ân) indirilen kimse! Kuşkusuz
sen bir delisin.”

7. “Eğer doğru söyleyenlerden isen, niçin
melekleri bize getirmiyorsun?”

8. Biz melekleri ancak hak üzere indiririz
ve o zaman onlara mühlet verilmez.

9. Kuşkusuz, Zikr’i (Kur’ân’ı) biz indirdik
ve elbette onu biz koruyacağız.

10. Gerçekten senden önceki milletler
arasında da (peygamberler) gönderdik.

11. Onlara gelen her peygamberi mutlaka
alaya alıyorlardı.

12. İşte böylece bunu (bu alaya almayı),
suçluların kalplerine yerleştiririz.

13. Ona (Kur’ân’a) iman etmezler. Hem
de öncekilerle ilgili (ilahî) yasa gelip geçtiği
(icra edildiği) hâlde.

14. Eğer onlara gökten bir kapı açsak da
ondan sürekli yükselseler,

15. “Gözlerimize perde çekilmiş, daha doğrusu
biz büyülenmiş bir topluluğuz.” derler.

CÜZ: 14, SÛRE: 15 HİCR SÛRESİ

 

16. Biz gökte birtakım burçlar yarattık ve
onları seyredenler için süsledik.

17. Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.

18. Ancak kulak hırsızlığıyla bir şey
dinleyen hariç. Onu da parlak bir ateş
kovalar.

19. Yeryüzünü yaydık, orada sağlam
dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü her
şeyden yeşerttik.

20. Orada sizin için ve sizin rızklarını
vermediğiniz kimseler için geçim araçları
var ettik.

21. Her şeyin hazineleri bizim yanımızdadır.
Biz onu, sadece belirli bir
ölçü ile indiririz.
İmam Zeynelabidin (a.s)’dan şöyle nakledilmiştir:
“Allah’ın kara ve denizde yarattığı
bütün varlıkların bir örneği Arş’ta bulunmaktadır.
Bu ayetin tevili de işte budur.” (bk. es-
Safî Tefsiri.)

22. Rüzgârları döllendirici olarak gönderdik,
böylece gökten su indirerek
sizi onunla suladık. Onu depolarda
koruyanlar siz değilsiniz.

23. Şüphesiz, biz diriltir ve biz öldürürüz
ve biz (her şeyin) vârisiyiz.

24. Şüphesiz sizlerden, öncekileri de
biliriz, sonrakileri de biliriz.

25. Şüphesiz, Rabbin onları (diriltip)
bir araya toplayacaktır. Kuşkusuz, O
bilendir, hikmet sahibidir.

26. Gerçekten biz insanı, kuru bir çamurdan,
biçimlendirilmiş kara bir balçıktan
yarattık.

27. Cinleri de önceden, içe işleyen dumansız
bir ateşten yarattık.

28. Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru
bir çamurdan, biçimlendirilmiş kara bir
balçıktan bir beşer yaratacağım.” dedi.

29. Onu düzeltip ruhumdan ona üflediğimde,
derhal onun için secdeye kapanın.

30. Meleklerin hepsi de topyekûn secde
ettiler.

31. İblis hariç! O, secde edenlerin yanında
yer almaktan kaçındı.

HİCR SÛRESİ CÜZ: 14, SÛRE: 15

32. (Allah,) “Ey İblis! Neden secde
edenlerin yanında yer almadın?” dedi.

33. (İblis,) “Ben kuru bir çamurdan,
biçimlendirilmiş kara bir balçıktan yaratmış
olduğun bir beşere secde edecek
değilim.” dedi.

34. (Allah,) “Oradan çık! Sen artık kovulmuş
birisin.” dedi.

35. “Kıyamet gününe kadar lanet senin
üzerinedir.”

36. (İblis,) “Ey Rabbim! Onların diriltilecekleri
güne kadar bana mühlet ver.”
dedi.

37-38. (Allah,) “Sen, bilinen zamandaki
güne kadar mühlet verilenlerdensin.”
dedi.

39. (İblis,) “Ey Rabbim! Beni azdırdığın
için, ben de yeryüzünde onlara (kötü
işleri) süsleyeceğim ve onların tümünü
mutlaka azdıracağım.” dedi.

40. “Ancak onlardan ihlâslı kılınan kulların
müstesna.”

41. (Allah,) “İşte benim korumasını
üstlendiğim doğru yol budur.” dedi.

42. “Azgınlardan sana uyanlar dışında,
kullarıma karşı senin bir egemenliğin
yoktur.”

43. “Cehennem, onların tümünün buluşma
yeridir.”

44. “Onun yedi kapısı vardır; her kapısı
için onlardan belli bir topluluk ayrılmıştır.”

45. Takva sahipleri ise, bahçelerde ve pınar
başlarındadır.

46. (Onlara,) “Esenlikle oraya girin.” (denir.)

47. Kalplerinde olan kinleri çıkardık.
Kardeşçe karşı karşıya tahtların üzerinde
otururlar.

48. Orada onlara bir yorgunluk dokunmaz
ve onlar oradan çıkarılacak değillerdir.

49. Kullarıma bildir ki: “Gerçekten ben çok
bağışlayan ve sürekli merhamet edenim.”

50. “Ve benim azabım acı azaptır.”

51. Onlara, İbrahim’in misafirlerinden de
haber ver.

CÜZ: 14, SÛRE: 15 HİCR SÛRESİ

52. Hani onlar, İbrahim’in huzuruna gelip
selam verdiler. O, “Doğrusu biz sizden
korkuyoruz.” dedi.

53. Onlar, “Korkma! Biz sana bilgin bir
oğul müjdeliyoruz.” dediler.

54. (İbrahim,) “Yaşlılık gelip çatmışken
mi beni müjdeliyorsunuz?! Neyle müjdeliyorsunuz?!”
dedi.

55. Onlar, “Biz sana hak üzere müjde verdik.
O hâlde asla ümidini kaybedenlerden
olma!” dediler.

56. (İbrahim,) “Rabbinin rahmetinden,
yoldan çıkmışlardan başka kim ümidini
keser?!” dedi.

57. “Ey elçiler! Sizin göreviniz nedir?”
dedi.

58. (Melekler,) “Biz, suçlu bir topluluğa
gönderildik.” dediler.

59. “Ancak Lut’un ailesi müstesnadır;
onların hepsini kurtaracağız.”

60. “Fakat karısı hariç; onun helak
olanlardan olmasını takdir ettik.”

61. Elçiler Lut ailesine gelince,

62. (Lut,) “Siz yabancı bir topluluksunuz.”
dedi.

63. Onlar, “Biz sana, onların şüphe ettiği
şeyi getirdik.” dediler.

64. “Biz sana, gerçeği getirdik. Hakikaten
biz doğru söylüyoruz.”

65. “Gecenin bir bölümünde aileni yola
çıkar. Sen de onların arkalarından git.
Sizden hiçbiri arkasına bakmasın. Emredilen
yere doğru gidin.”

66. İşte şu kesin haberi ona bildirdik:
“Onların kökü sabahleyin kesilecektir.”

67. Şehir halkı sevinçle birbirlerini müjdeleyerek
geldiler.

68. Lut onlara dedi ki: “Bunlar benim
misafirlerimdir; beni utandırmayın.”

69. “Allah’tan korkun ve beni küçültmeyin.”

70. Onlar, “Biz sana yabancıları savunmayı
yasaklamadık mı?!” dediler.

HİCR SÛRESİ CÜZ: 14, SÛRE: 15

71. Lut, “Meşru bir iş yapacaksanız (evlenmek
istiyorsanız), işte bunlar benim
kızlarım!” dedi.

72. Senin canına yemin olsun, onlar sarhoşlukları
içinde bocalıyorlardı.

73. Güneş doğarken o öldürücü çığlık
onları yakaladı.

74. Böylece oranın altını üstüne getirdik
ve onlara balçıktan pişirilmiş taşlar
yağdırdık.

75. İşte bunda, basiret sahipleri için bir
ayet vardır.
Resulullah (s.a.a)’in şöyle dediği nakledilmiştir:
“Müminin basiretinden korkun; çünkü
mümin, Allah’ın nuruyla bakar.”

76. O şehir (o şehrin harabeleri) bir yol
üzerinde durmaktadır.
77. İşte bunda, müminler için bir ayet
vardır.

78. Kuşkusuz, Eyke halkı zalimdiler.

79. Biz de onlardan intikam aldık. Her
ikisi de (her iki şehrin harabeleri de)
apaçık bir yol üzerindedir.

80. Gerçekten Hicr halkı elçileri yalanladılar.

81. Biz ayetlerimizi (mucizelerimizi)
onlara verdik; fakat onlar bu ayetlerden
yüz çevirdiler.

82. Güvenlik içinde kendilerine dağlardan
evler yontuyorlardı.

83. Derken o (öldürücü) çığlık onları sabahleyin
yakaladı.

84. Kazandıkları da onlara bir yarar
sağlamadı.

85. Biz gökleri ve yeri ve o ikisinin arasındakileri
ancak hak üzere yarattık.
Gerçekten kıyamet günü de gelecektir.
Şu hâlde güzelce (onlardan) vazgeç.
(bk. Açıklamalar Bölümü: 101)

 

86. Kuşkusuz, Rabbin hakkıyla yaratan ve
her şeyi bilendir.

87. Gerçekten, biz sana tekrarlanan yedi
ayeti (Fâtiha Sûresi’ni) ve bu büyük Kur’ân’ı
verdik.
(bk. Açıklamalar Bölümü: 102)

88. Sakın kâfirlerin bazı kesimlerini yararlandırdığımız
şeylere göz dikme, onlardan
dolayı üzülme ve müminlere karşı
mütevazı davran.
(bk. Açıklamalar Bölümü: 103)

89. De ki: “Ben apaçık bir uyarıcıyım.”

90. Nitekim (Kur’ân’ı) bölenlere (bir kısmını
benimseyip bir kısmını reddedenlere)
(azap) indirdik.

91. Onlar Kur’ân’ı parça parça ettiler.

92. Rabbine ant olsun ki, onların hepsine
soracağız.

93. Yapmakta oldukları işleri.

94. Sen, sana emredileni açıkla ve müşriklerden
yüz çevir.

95. Alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
(bk. Açıklamalar Bölümü: 104)

96. Onlar, Allah ile beraber başka bir ilah
edinirler. Yakında (gerçeği) bilecekler!

97. Gerçekten onların söyledikleri sözler
yüzünden göğsünün daraldığını biliyoruz.

98. Rabbine hamd ederek O’nu tesbih et
ve secde edenlerden ol.

99. Ve sana yakin gelinceye kadar Rab-
bine ibadet et.