Kuran-ı Kerim – Hâkka Suresi Türkçe Meali

HÂKKA SÛRESİ CÜZ: 29, SÛRE: 69

Mekke’de nâzil olmuştur; 52 âyettir.

Bu isimle anılışı bu kelimenin birinci ayetinde
yer aldığı içindir. İmam Muhammed Bâkır
(a.s)’ın şöyle dediği nakledilmiştir: “Hâkka
Sûresi’ni farz ve nafile namazlarınızda çok
okuyun; çünkü bu sûreyi farz ve nafile namazlarında
okumak, imandan kaynaklanır.

Bu sûreyi okuyanın, Allah’ı mülakat edinceye
kadar imanı elinden alınmaz.”

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. O gerçekleşecek olan!

2. Nedir o gerçekleşecek olan?

3. Gerçekleşecek olanın ne olduğunu sen
ne bilirsin?

4. Semud ve Ad, o yıkıcı felaketi yalanladılar.

5. Semud’a gelince; onlar, çok çetin bir sarsıntıyla
yok edildiler.

6. Ad ise, uğultulu ve şiddetli (azgın) bir
fırtına ile helak edildiler.

7. Onu art arda yedi gece ve sekiz gün
onlara estirdi; o kavmi bu süre içinde kof
hurma ağaçlarının kütükleri gibi yere dökülmüş
hâlde görürdün.

8. Acaba onlardan geriye kalmış bir şey görüyor
müsün?

9. Firavun, ondan öncekiler ve altüst edilen
şehirler (Lut kavminin şehirleri), büyük suç
işlediler (ve suçlarından vazgeçmediler.)

10. Böylece Rablerinin peygamberine karşı
geldiler; Allah da onları pek şiddetli bir şekilde
yakalayıverdi.

11. Su taştığı vakit sizi gemide biz taşıdık.

12. Bunu size bir hatırlatma ve öğüt yapalım
ve kavrayıcı kulaklar bunu kavrasın
diye (yaptık).

13. Sur’a bir defa üflendiği,

14. Yer ve dağlar (yerlerinden) kaldırılıp bir
çarpışla birbirine çarpılıp dağıldığı zaman,

15. İşte o gün, olacak olur (kıyamet kopar).

16. Ve gök yarılır artık o gün çözülüp
parçalanır.
1

7. Melekler göğün etrafındadırlar. O
gün Rabbinin Arş’ını onların üstünde sekiz
(melek) taşır.

18. O gün (hesap için) huzura alınırsınız,
size ait hiçbir sırrınız gizli kalmaz.

19. Kitabı (amellerinin yazıldığı evrak)
sağ eline verilen, (sevinçle), “Alın benim
kitabımı okuyun.” der.

20. “Doğrusu ben, hesabıma kavuşacağımı
biliyordum.”

21. Artık o, hoş bir yaşayış içindedir.

22. Yüce bir cennette.

23. Meyveleri sarkmıştır onun.

24. (Onlara denir ki:) “Geçmiş günlerde
işleyip sunduklarınıza karşılık afiyetle
yiyin, için.”

25-26. Kitabı (amellerinin yazıldığı evrak)
sol eline verilen ise, “Keşke bana
kitabım verilmeseydi ve hesabımın ne
olduğunu hiç bilmeseydim!” der.

27. “Keşke onunla (ölümle) her iş bitmiş
olsaydı!”

28. “Malım da hiçbir işime yaramadı (azaptan
beni kurtaramadı).”

29. “Güç ve egemenliğim de benden ayrılıp
yok olup gitti.”

30. Tutun onu da, derhal bağlayın.

31. Sonra cehenneme atın.

32. Sonra onu boyu yetmiş arşın olan bir
zincire bağlayın.

33. Çünkü o, yüce Allah’a inanmıyordu.

34. Yoksulu doyurmaya (halkı) özendirmiyordu.

35. “Artık bugün onun yakın bir dostu
yoktur.”

36-37. “Günahkârların yediği kanlı irinden
başka bir yiyeceği de yoktur.”

38-39. Görebildiklerinize ve göremediklerinize
yemin ederim ki,

40. Hiç şüphesiz, o (Kur’ân), değerli bir
elçinin sözüdür.

41.O (Kur’ân), bir şairin sözü değildir.
Ne az inanıyorsunuz!

42. Bir kâhinin sözü de değildir. Ne az
hatırlayıp düşünüyorsunuz!

43. Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.

44. Eğer (Peygamber) bazı sözler uydurup
bize isnat edecek olsaydı,

45. Elbette onu kuvvetle yakalardık.

46. Sonra onun can damarını koparırdık.

47. Sizin hiç biriniz de (onun cezasına)
engel olamazdınız.

48. Şüphesiz o (Kur’ân), takva sahipleri
için bir öğüttür.

49. Sizden onu yalan sayanların olduğunu
da bilmekteyiz.

50. Şüphesiz o, kâfirlere pişmanlık kaynağıdır.

51. Ve muhakkak o, kesin gerçektir.

52. O hâlde, pek ulu Rabbinin adını (anarak)
tenzih et.