Dua’nın Gerekliliği – Bana dua edin, dua’nızı kabul edeyim

İnsan her durumda ilahi lütfun yardımına muhtaçtır ve bu ihtiyacını gidermek için [Çünkü bu İnsanın kamilleşme yoludur.] Gadir-i Mutlak’in huzuruna yöneliyor ki, O’nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. “Ey insanlar, siz Allah’a muhtaçsınız, Allah ise, Zengin ve Hamde layık Olandır.

” [Fatır-15], “Dua ettiği zaman darda kalmışa kim yetişiyor da kötülüğü [onun üzerinden] kaldırıyor?” [Neml-62]

Allah’a ihtiyaç ve hacetin arzedildiği, dua’nın kendisi ibadetlerden biridir.  Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de kullarından dua’nın gölgesinde ihtiyaçlarını kendisinden istemelerini istiyor ve Allah’a ibadet etmekten kaçınan kimselerin cehenneme gireceklerini buyuruyor. “Ey İman Edenler; Sabırla ve Namazla [Dua ile] yardım dileyin, Gerçekten Allah Sabredenlerle beraberdir.

”[Bakara-153], “Bana dua edin, dua’nızı kabul edeyim. Bana kulluk yapmaya tenezzül etmeyenler, aşağılık olarak cehenneme gireceklerdir.”[Mumin-60]

Dua yalnızca İhtiyaç ve Hacetleri istemek değildir, belki Allah’a İman ve Kulluğun gerekliliğidir. İhtiyaçları ve İstekleri istemek belki bir şeydir [vasıtadır] fakat bundan daha yüksek olan şey, dua ve yakarışın kendisi İbadet ve en son hedef Allah’ın rızasını kazanmaktır.

Bütün herşeyden beri olan Allah’ın, velileri, gönül sırlarını kendi Rabb’lerine açıyorlar ve bu işten oldukça lezzet alıyorlar. Onlara göre dua bir şeye ulaşmak değildir, belki dua onlar için lezzet vericidir. Bununla kendi kulluklarını aşikar edip açığa vurmaktadırlar.

“Kullarım, sana benden sorar[lar]sa [söyle]: Ben [onlara] yakınım. Dua eden, bana dua ettiği zaman onun duasına karşılık veririm. O halde onlarda bana karşılık versinler [benim çağrıma uysunlar], bana inansınlarki, doğru yolu bulalar. [Bakara-186]

Merhum Allame Tabatabai, Dua’ya icabet edilmesi için gerekli olan iki şartı beyan ettikten sonra [Bunlardan birincisi, Gerçekten istemek, İkincisi, Dua’da Allah’a Şirk koşmamaktır] zikredilen ayette dua’nın önemi hakkında geçen yedi mühim noktayı açıklayıp, şöyle sıralandırıyor.

1. Ayette ki zamirler mutekellim [Ben] olarak gelmiştir. Örneğin İbadi, Enni,  Feinni vs… Şeklinde yedi defa kısa çümlelerde tekrar edilmiştir. Böyle bir nokta Kur’an’ın başka hiç bir yerinde yoktur, buda Allah’ın dua’lara icabet etmesinde ki fazla ihtimam ve teveccühün gistergesidir, buna şöylede denilebilir Allah’u Teala kendisini dua eden kullarıyla daha yakın ilişkide olduğunu belirtmek istemektedir.

2. Kullarım olarak buluruyor, İnsanlar olarak buyurmuyor. Benim kullarım senden sorduklarındadır, bütün insanlar değil.

3. Vasıta getirip buyurmadı [Gerçekten o yakındır], buyuruyorki ; Gerçekten ben yakınım.

4. Kendisinin kullarına olan yakınlığını Gerçekten kelimesiyle vurguluyor. Biliniz ki gerçekten ben yakınım.

5. Kurb’un [yakınlık] fiile getirmeyip sıfat olarak getirerek daimi ve ebedi yakınlığı beyan ediyor.

6. İcabet ediyorum fiil ile getirerek daimi, bütün hallerde ve bütün zamanlarda icabet ettiğini gösteriyor.

7. Cevabı Beni çağırdığında kayıtlandırıyor ve bu tekrar ediliyor, çünkü önceden buyurulmuştu ki Dua edenlerin dua’sına karşılık veririm, tekrarlanma budur. Buyurmak istiyor; Eğer hakikat üzerine çağrılırsam hiçbir şart olmadan kabul edilmesi onunla birliktedir.

[El-Mizan, C:2,   S:30]

Author: Remzi Zengin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir