Dua’nın Faydaları Ne Demektir? Kabul Olmayan Dualar Nelerdir? Başkaları İçin Dua Edilirmi?

Dua’nın Faydaları:

1- Dua’nın faydasına kısaca özetleyecek olursak; Dua, insanların dert ve sıkıntılarının ortadan kalmasıdır. Dua ve Hak Teala’yı kalbende anmak, üzüntü, sıkıntı ve dertleri insanın kalbinden uzaklaştırıyor. İnsan, daima kendi kalbinin dert ve sıkıntılarını başka bir kimseye söylemeye ihtiyacı vardır. Bunun dışında ki durumlar ise bir takım ruhi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olacaktır. Oysa  insan fıtraten zayıftır [acizdir], Allah ise ihtiyaçsızdır ve üstelik o günahları bagışlayan [Rauf]’dır, ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek tek varlıktır. Öyleyse şiddetli dert ve sıkıntılarımızı [gamlarımızı] Allah’u Teala’ya açıp dertleşmeli, gönül sırlarımızı Hak Teala’nın huzurunda dile getirip paylaşmalıyız. Ancak böylece kalbi[ruhi] olarak rahatlayabiliriz. “…Bilmiş olunki Kalpler Ancak Allah’ı zikretmekle yatışır ve kuvvet bulur.” [Ra’d-28]

2-     Dua’nın diğer faydası, kul ile yaratıcı arasında rabıta [bağlantı] olması ve aşık ve maşuk’un sohbet etmesidir. Bu da bütün fayda ve lezzetlerden daha üstündür.

3-     Eğer bir kimsenin yaşamında Allah ile rabıtası olursa, o kişi günah işlediğinde hemen tövbe edip onu telafi yoluna gitmektedir.

4-     İnsanın bu vasıtayla daima zikr halindedir, böylelikle Allah’ın her zaman kalbinde, hatırında olduğu bir makama ulaşır ve sürekli Hak Teala’ya nazar edip alemi Allah’ın huzuru olarak görür.

5-     İnsan’da olan rezil sıfatları[kötü ahlakı] ortadan kaldırmasıdır. İnsan Allah’ı zikrettikce nefsinde Allah’ı daha iyi tanıyor ve yaratıcısının hakikatine doğru yol alıyor. Allah’ı hiçbir şeye ihtiyacı olmayan[Gani] olarak tanıyor, kendisinin zayıf, aciz olduğunu idrak edince de gururu kırılıyor, kibirlenmiyor ve kendisini büyük görmüyor. Kısacası Dua vasıtasıyla kötü ahlaki sıfatları kendisinden uzaklaştırıyor. İnsan kemale doğru yol alıyor.

Önceden dua’nın faydalarında da belirtildiği üzre,  insani ihtiyaçların dua vasıtasıyla kabul edilmesi, dua’nın bir diğer faydasıdır.

Dua’nın Kabul Edilmemesinin Sebebleri:

Dua’nın kabul edilmemesinin sebeblerinden biri, kulun selah ve meslahatı icabı dua’sının kabul edilmemesidir.

Çünük bizler işlerin hakikatından haberdar değiliz. Zira biz insanlar kendimiz için zararlı olan bir çok şeyi zahiri görünüşünü hesaplayıp bizim için faydalı olduğunu düşünürüz.

Allah-u Teala bizim maslahatımızı bizden daha iyi bilmektedir. İsteklerimizden bazıları dinimiz için zararlı olabilir. Allah varlıkların bütün işlerini bilendir ve bizim yaşamımızdaki işlerde varlık aleminin bir parçasıdır. Öyleyse O bizim şer ve hayrımızı bilmektedir ve bu sebeble bize şer olan bazı dua’larımız kabul edilmemektedir.

Bazen de dualarımız ahirette kabul edilecektir. Rivayetlerde kıyamet günü, dünyada çok dua eden ve dualarına kabül edilmemiş kimseler, çok mutludurlar. Allah orada, onlara o kadar nimet veriyor ki şöyle diyorlar; keşke dünya da bir  duamız bile kabül edilmiş olmasaydı.

Dua’nın kabul edilmemesinin bir diğer delili de, insanın günahlara bulaşmış olmasıdır. Müminlerin Emiri İmam Ali[as] Kumeyl duasında buyuruyor: “Allah’ım! Dualarımın kabül edilmesini engelleyen günahlarımı bağışla,”

Günah insanın Allah’la olan irtibatını kesiyor ve Hak Teala’nın dergahından Adem’i kovdurtuyor. Bu açıdan da insanın duası edilmiyor.

Dua’nın kabül edilmemesinin bir diğer nedeni de; Kötü sıfatların kalbe hükmetmesidir. Bu sıfatlar liyakati def ederek, Yaratıcının rahmetinin kendine gelmesini engelliyor. Bunlardan Hased, Suizan, Tefrika, Gıybet, Kin duyguları ve Kendini büyük görme gibi kötü ahlaki sıfatlar insanın dua’sının kabul edilmesini engelleyen etkenlerdir.

Bazende istenilen şeyler Allah’ın sünnetine aykırıdır.[Madde’nin kanunlarına terstir.] Mu’hal [imkansız] olan bu isteklerde kabül edilmez.

BAŞKALARINA DUA ETMENİN FAZİLETİ

Abdullah b.Senen Şöyle diyor: “Kabenin yanandan safa tepesinden geçiyordum. Aniden epeyce yaşlanmış olan Abdullah b.Cundebi gördüm. O sürekli başkalarına dua ediyor, onların adını bir bir zikrediyor ve Allah’tan onları bağışlamasını istiyordu.

O kadar çok kimseye dua etti ki ben onları bir türlü sayamadım.” Duası bitince ben yanına gittim ve şöyle dedim kendisine: “Sizin dua ile meşgul olduğunuz şu haliniz gibi güzel ve iyi bir manzara görmedim. Ama beni bir şey üzdü!” ibn-i Cündeb, “Sizi üzen nedir?” diye sordu.

“Sen din kardeşlerinden bir çoğu için dua ettin. Ama kendin için bir tek defa olsun dua ettiğini işitmedim” Dedim. İbn-i Cündeb şöyle dedi:

“Ey Abdullah mevlam İmam Sadık şöyle buyuruyor: “Her kim mümin bir kardeşinin gıyabında onun için dua ederse göklerden bir nida gelir. “Ey dua eden kimse kardeşlerin için Allah’tan istediğin şeylerin aynısı sana da vardır ve senin için onların yüz bin katı daha fazlası da vardır.” İşte ben bu yüzden yüzbin kat sevabın garanti ve zahmetini bırakıp da icabet edilip, edilmeyeceği dahi malum olmayan bir duaya sarılmayı hiç sevmiyorum

Author: Remzi Zengin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir