On Muharrem Nedir? On Muharrem Ne Anlama Gelmektedir?

İmam Hüseyin, Âşûrâ ve Kerbelâ

Yıl: Hicrî 61 / Mîlâdî 680
Ay: Muharrem.
Yer: Kerbelâ.
Gün: Âşûrâ (Muharrem’in 10’u)
Zâlim: Yezit ve Askerleri.
Mazlûm: Hüseyin ve Yârenleri.

Tarihin en acımasız, en vahşi cinayeti gerçekleşti 10 Muhar-rem’de Kerbelâ’da. Bir yanda zulüm zirve yapmış, diğer yanda adalet isteği varını yoğunu fedâ ediyor.
İmam Hüseyin’in şanlı direnişi yeryüzünün tüm zamanlarında ve mekanlarında adaletten yana olanlara dersler, ibretler ve örnekler sergiliyordu.

O gün bu gündür, İmam Cafer Sâdık’ın buyurduğu gibi, “Her ay Muharrem, her gün Âşûrâ ve her yer Kerbelâ” oldu.
İmam Hüseyin’in aşıkları bu acıyı, derdi, matemi her zaman yüreklerinde hissettiler. Kimi bölgelerde aç-susuz kalarak 12 gün matem orucu ile İmam Hüseyin’in acısına ortak olmaya, Kerbelâ şehitlerini anmaya çalıştılar. Kimi bölgelerde de sine döverek, ağıtlar, mersiyeler, deyişler eşliğinde bu acıyı yaşadı-lar, yaşattılar.

Bundan dolayıdır ki, Hüseyin aşıkları, Kerbelâ sevdalıları, yer-yüzünün her neresinde ve hangi zaman diliminde olursa olsun zalimlere karşı, mazlumlara can oldular.
Ağladılar, yüreklerini dağladılar, karalar bağladılar, gözyaşı döktüler, yaş akıttılar, sine vurdular.
Çok şükür ki; Ağlatmadılar, kan dökmediler, haksız yere bir cana vurmadılar.

Acıyı bal eylediler, yüreklerine gömdüler. Kerbelâ’da sağ kalan İmam Zeynelâbidîn’in sağ kalışına şükürler eylediler, kurban-lar kestiler. Âşure’yi İmamet soyunun kurtuluşunun bir şükranesi olarak gördüler, dostlarla, canlarla paylaştılar.

Bu özel günde başta sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed olmak üzere, Fatıma anamıza, 12. İmam, İmam Mehdi ve tüm İmamlarımıza, Ehli Beyt dostlarına, yürekleri yaralı şehitlerin yakınlarına baş sağlığı diler, dünyanın yeni Kerbelâlardan uzak olmasını, zulmün her yerde son bularak Adalet dolu bir dünyaya yelken açmamızı Hak’tan niyaz eyleriz.

Selam olsun Şehitler Şahı İmam Hüseyin’e!
Selam olsun O’nun temiz ceddine ve seçkin soyuna!
Selam olsun Hüseyin dostlarına!
Selam olsun Adalet taraftarlarına…

İmam Hüseyin’den Özlü Sözler:

1- “İnsanlar dünya kullarıdır, din ise onların dillerine bir yalaktır. Dinin sâyesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onun etrafını sararlar, ama zorluklarla imtihan edildiklerinde dindarlar azalır.”

2- “Bir kişi, İmam Hüseyin’in huzuruna gelerek: ‘Ben günahkar bir kimseyim, kendimi günah işlemekten alamıyorum, bana nasihat et’ dediğinde İmam (a.s) şöyle buyurdu: ‘Beş şeyi yap sonra dilediğin günahı işle:

a) Allah’ın rızkını yeme, istediğin günahı yap.
b) Allah’ın mülkünden ve hâkimiyeti altından dışarı çık, istediğini yap.
c) Allâh’ın seni göremeyeceği bir yer bul, ne yapmak istersen yap.
d) Azrâil canını almaya geldiği zaman teslim olma, o zaman gönlünün istediğini yap.
e) Kıyamet günü cehennem görevlisi seni cehenneme götürmek istediğinde cehenneme gitme, ondan sonra arzuladığın işi yap.”

3- “Bir Müslüman kardeşin senden ayrıldığında, arkandan söylemesini sevmediğin şeyi sen de onun arkasından söyleme.”

4- Yanında başkasını çekiştiren bir adama şöyle buyurdu: “Ey adam! Dedikodudan sakın. Çünkü dedikodu, cehennem köpeklerinin katığıdır.”

5- “Ey insanlar! Resûlullâh buyurmuştur ki: Kim, Allah’ın haramını helal bilen, ahdini bozan, peygamberin sünnetine muhalif olan, kulları arasında günah ve zulüm yapan zâlim bir yönetici görür de amel ve sözüyle ona karşı çıkmazsa, Allâh onu, o zâlim yöneticiyi cehenneme sokar.”

Ağlarım
Ey erenler yas-ı mâtem zamânı,
Garip garip boynum büker ağlarım.
Tabipler derdime bulmaz dermânı,
Gözyaşım içime döker ağlarım.

Muhammed Ümmeti karalar giye,
Ne suyu içe, ne lokma yiye.
Sinemi döverim ‘Ya Hüseyin’ diye,
Gönlüm büryan edip yakar ağlarım.
Mevlam kahreylesin yıksın zulümü,
Nâra yaksın zâlim oğlu zâlimi.
Sormayın erenler dalgın hâlimi,
Kerbelâ yoluna bakar ağlarım.

Evvel akıllıydım deli oldum şimdi,
Acı esen poyraz, yel oldum şimdi.
Damlaydım biriktim sel oldum şimdi,
Kerbelâ’ya doğru akar ağlarım.

Zâlim Yezit nasıl kıydın o cana,
Âhirette Allâh soracak sana.
Hüseyin’e ağlamak ar değil bana,
Nefsin kalesini yıkar ağlarım.

Gönül ikrâr verdi geri dönmüyor,
Bağrımdaki alev, ateş sönmüyor.
Zâlimin zulmüne öfkem dinmiyor,
Dişimi, yumruğumu sıkar ağlarım.

Velâyet ülkesi yurdumdur benim,
Ehli Beyt zikrimdir, virdimdir benim.
Kerbelâ vakası derdimdir benim,
Ömrümce bu derdi çeker ağlarım.

Author: Remzi Zengin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir