Kuran-ı Kerim – Abese Suresi Türkçe Meali

  ABESE SÛRESİ   CÜZ: 30, SÛRE: 80 

Mekke’de inmiştir; 42 ayettir.

İmam Sadık (a.s)’dan şöyle dediği nakledilmiştir:
“Kim Abese ve Tevella ve İze’ş-Şemsu Kuvviret
Sûrelerini okursa, kıyamet günü Allah’ın
rahmetinin gölgesinde, O’nun kerametinde
ve cennetlerinde yer alır. Bu, Allah’a ağır gelmez.”
(bk. Sevabu’l-A’mal.)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Yüzünü asıp çevirdi.

2. Yanına bir kör geldi diye.
(bk. Açıklamalar Bölümü: 171)

3. Ne bilirsin, belki o (kötülüklerden) temizlenecek?

4. Yahut (Allah’ı) anacak ve (Allah’ı) anmak
ona fayda verecek?

5. Kendisini zengin gören kimseye gelince,

6. Sen onunla ilgileniyorsun.

7. Oysaki onun arınmamasından sen
sorumlu değilsin.

8-10. Fakat Allah’tan korkup koşarak
sana gelenle ilgilenmiyorsun.

11. Hayır; (onların sandığı gibi değil;) bu
(Kur’ân ayetleri), bir öğüt ve hatırlatmadır.

12. Dileyen öğüt alır.

13-16. (Bu ayetler) saygıdeğer ve iyi
elçilerin elinde olan değerli, yüce ve
tertemiz sahifelerdedir.

17. Kahrolsun (imansız) insan! Ne kadar
da inkârcı ve inatçıdır!

18. (Bakmıyor ki) Allah onu neden yarattı?

19. Onu (değersiz) bir nutfeden yarattı
ve ona (belli) bir ölçü verdi.

20. Sonra yolu ona kolaylaştırdı.

21. Sonra (belirlenmiş zamanda) onu
öldürdü ve kabre koydu.

22. Sonra dilediği zaman onu (tekrar)
diriltir.

23. Hayır; o, Allah’ın emrettiği şeyi yerine
getirmiş değildir.

24. İnsan, yediğine bir baksın.
(bk. Açıklamalar Bölümü: 172)

25. Biz gökten bol bol su indirdik.
26. Sonra yeri iyice yardık.

27-31. Orada taneli ekinler, üzüm bağları,
sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları,
sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar
bitirdik.

32. Bunlar, sizin ve hayvanlarınızın yararlanması
içindir.

33. Kıyametin korkunç sesi geldiği zaman.

34-36. İşte o gün, kişi, kardeşinden, annesinden,
babasından, eşinden ve çocuklarından
kaçar.

37. O gün herkesin kendisine yeter bir
derdi vardır.

38. Bazı yüzler o gün, ışıklı ve parlaktır.
39. Güleç ve sevinçlidir.

40-41. Bazı yüzler de o gün, tozlu topraklıdır;
üzerlerine de bir karanlık ve
siyahlık çökmüştür.

42. İşte bunlardır kâfirler ve suçlular.